·232 syf.··Beğendi
···Okunma: 31 Ekim 2025 11:09 Romanda ilk bakışta sanki Gregor Samsa gibi bir dönüşüm hikayesi okuyacakmışsınız geliyor ama özünde kadınlık, annelik ve patriyarkal sistemin dayattıklarına karşı bir haykırış. Günümüzde annelik pembe bir deneyim olarak sunuluyor. Bu gerçeği siliyor. Annelik idealize ediliyor. Yaşadıklarını hissettiklerini anlatan anne ise kötü anne olarak görülüyor. Gerçekte annelik uykusuzluk, tükenmişlik, yalnızlık, hormon dengesizliği, psikolojik zorluklar, ev içi yükler vb. Tabiki sevgi var ama tüm bu yüklerde var.
Kimliğini hızla kaybetmekte olan bir kadın.Adı yok.Bir zamanlar sanatçıymış.Hamileliği sonrası çok sevdiği işini bırakmış evde çocuğu ve ev işleri arasında kaybolmuş bir kadın.Kendi zamanı yok. Kendi istekleri yok. Üretkenliğini, yaratıcılığını kaybetmiş.
Gece kancığı; anne olmak, kadın olmak,evin , çocuk bakımının görünmeyen emek ve yükünün vahşi, ironik bir şekilde anlatıldığı bazı yerlerde güldüğüm bazı yerlerde kendimden bir şeyler bulduğum içimi burkan bir okuma oldu.
Hiç tatlış bir anne çocuk romanı okuyacağınızı beklemeyin. Bazı kısımları okumak için rahatsız edici olabilir. Romanın en güçlü bulduğum tarafı grotesk ile kara mizahın romanda kullanımı oldu. Annenin köpeğe dönüşümü de hem fiziksel hem ruhsal hem de dilsel olarak verilmiş. Ben çok beğendim.