Nasıl ölünür? Yaşamın hâlâ sürdüğü bir bedende ölümü tatmak ne kadar farklı olabilir ki?
Kitapta beş ayrı sınıftan insanın (aristokrat, burjuva, esnaf, köylü, işçi) ölümleri konu alınıyor ve bu durum kısa hikâyelerle anlatılıyor. İnsanların cenazelerinin ya da ölüm süreçlerinin ister şatafatlı ister yoksul ve zorlu şartlarda olsun, sonuca hiçbir etkisi olmadığını görüyorum. Ölüm, yaşamın gerçek sırrıdır; hatta yaşamın mucizesi bile ölümdür. Bir gün öleceğimizi bilmesek, yaşam bize bu kadar kıymetli gelir miydi?
Peki biz insanlar ölüm karşısında ne yapmalıyız? Malı, mülkü, parayı mı düşünmeli? Uzun uzun yas mı tutmalı? Yoksa “acizlik” dediğimiz şey aslında başka bir şey mi?