Gönderi

Döneme İlgi Duyanlar İçin Referans Niteliğinde Bir Eser
Puan vermedi·327 syf.··
2025 112. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 16 Ağustos 2025 16:20
Türkiye'deki tarih yazımında Safevi Devleti, uzun yıllar boyunca genellikle Osmanlı İmparatorluğu’nun "doğudaki ezeli rakibi" veya "mezhepsel öteki" parantezine sıkıştırılarak incelenmiştir. Ancak son dönemde İran tarihine dair artan akademik ilgi, bu devletin iç dinamiklerini anlamaya yönelik daha müstakil çalışmaları beraberinde getirdi. Cihat Aydoğmuşoğlu’nun kaleme aldığı Şah Abbas ve Zamanı, tam da bu boşluğu doldurmaya aday, Safevi tarihinin en parlak dönemini mercek altına alan dikkate değer bir monografi. Eserin odak noktası olan I. Abbas (Şah Abbas-ı Kebir), Safevi Devleti’ni Kızılbaş kabilelerinin feodal hegemonyasından kurtarıp merkezi, bürokratik bir imparatorluğa dönüştüren figür olarak karşımıza çıkıyor. Aydoğmuşoğlu, çalışmasında Şah Abbas'ın tahta çıkış sürecindeki kaotik ortamdan başlayarak, vefatına kadar geçen süredeki askeri, siyasi ve ekonomik dönüşümü kronolojik ve tematik bir bütünlük içinde ele alıyor. Kitabın en güçlü yönlerinden biri, Şah Abbas'ın "Gulam Sistemi"ni (Gulamân-ı Hassa-yi Şerife) nasıl kurumsallaştırdığına dair yaptığı analizdir. Yazar, Abbas’ın Türkmen/Kızılbaş emirlerinin devlet üzerindeki vesayetini kırmak için Kafkas kökenli (Gürcü, Çerkez, Ermeni) devşirmelerden oluşan yeni bir askeri sınıf yaratmasını, Osmanlı’daki Kapıkulu sistemiyle paralellikler kurarak ancak Safevi özgünlüğünü de göz ardı etmeden anlatıyor. Aydoğmuşoğlu, bu reformun sadece askeri bir modernizasyon değil, aynı zamanda "Şah" otoritesinin mutlaklaştırılması yolunda atılan en stratejik adım olduğunu vurguluyor. Eserde Şah Abbas’ın dış politikası incelenirken, yazarın "Realpolitik" kavramını tarihsel anlatıya başarıyla yedirdiğini görüyoruz. Abbas’ın doğuda Özbekler, batıda ise Osmanlılar ile olan mücadelesinde izlediği "iki cepheli savaşmama" stratejisi ve meşhur İstanbul Antlaşması (1590) ile toprak tavizi verip zaman kazanması, liderlik vasfının bir göstergesi olarak sunuluyor. Bununla birlikte, Aydoğmuşoğlu’nun Avrupa devletleriyle kurulan diplomatik ilişkilere ayırdığı bölüm, özellikle Sherley kardeşlerin (Anthony ve Robert Sherley) Safevi sarayındaki faaliyetleri üzerinden, dönemin küresel ittifak arayışlarını (Osmanlı karşıtı ittifaklar) anlamak adına oldukça doyurucu. Yazar burada sadece diplomatik metinlere değil, seyahatnamelere de başvurarak dönemin ruhunu yansıtmaya çalışmış. "İsfahan nısf-ı cihan" (İsfahan dünyanın yarısıdır) deyişinin hakkını veren imar faaliyetleri, kitabın kültürel tarih boyutunu oluşturuyor. Başkentin Kazvin’den İsfahan’a taşınması, sadece bir mekân değişikliği değil, devletin ideolojik ve ticari ekseninin yeniden kurgulanması olarak yorumlanıyor. Yazarın, Ermeni tüccarların Yeni Culfa’ya yerleştirilmesi ve ipek ticaretinin devlet tekeline alınması konusundaki tespitleri, Safevi ekonomisinin can damarlarını anlamak açısından kritik öneme sahip. Akademik bir inceleme gözüyle bakıldığında, Aydoğmuşoğlu’nun kaynak kullanımındaki titizliği göze çarpıyor. Özellikle İskender Bey Münşi’nin Tarih-i Âlemara-yı Abbasi gibi dönemin temel Farsça kroniklerini etkin bir şekilde kullanması, çalışmanın güvenilirliğini artırıyor. Bununla birlikte, Batılı seyyahların notları ile yerel kaynaklar arasındaki dengenin iyi kurulduğu söylenebilir. Eserin dili akademik ağırlığına rağmen akıcı; ancak yer yer detaylı askeri harekat anlatımlarının, kitabın genel analitik akışını yavaşlattığı düşünülebilir. Siyasi ve askeri tarihin baskınlığı, dönemin sosyal hayatına ve sıradan halkın yaşantısına dair detayların biraz daha gölgede kalmasına neden olmuş gibi görünüyor. Ancak bu, biyografik ve siyasi tarih odaklı çalışmaların doğasında olan bir tercihtir. Cihat Aydoğmuşoğlu’nun Şah Abbas ve Zamanı isimli bu eseri, Türkiye’de Safevi tarihi üzerine yapılan çalışmalara önemli bir katkı sunmaktadır. Kitap, Şah Abbas’ı sadece bir "Osmanlı düşmanı" olarak değil, devletini iflastan kurtaran, ticareti canlandıran ve sanatı himaye eden pragmatik bir devlet adamı olarak portreliyor. Hem Safevi-Osmanlı ilişkilerini çalışanlar hem de 17. yüzyıl Ortadoğu tarihine ilgi duyanlar için kütüphanede bulunması gereken, referans niteliğinde bir eser. Cihat Aydoğmuşoğlu
1000Kitap
Şah Abbas ve ZamanıCihat Aydoğmuşoğlu · Berikan Yayınevi · 20125 okunma
·
43 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.