Cihat Aydoğmuşoğlu

Safevi Devleti Tarihi yazarı
Yazar
7.5/10
6 Kişi
45
Okunma
4
Beğeni
2.026
Görüntülenme

Hakkında

Cihat Aydoğmuşoğlu, 26.06.1983 tarihinde Isparta ilinin Uluborlu ilçesinde doğdu. İlkokulu burada bitiren Cihat Aydoğmuşoğlu, orta ve lise tahsilini Isparta’da tamamlayarak 2000 yılında Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Tarih bölümünde lisans eğitimine başladı. Bir yıl İngilizce hazırlıkla beraber 2005 yılında lisans eğitimini bitiren Cihat Aydoğmuşoğlu, aynı yıl Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Tarih (Genel Türk Tarihi) Anabilim Dalında Yüksek Lisansa başladı. 2007 yılında Prof. Dr. Eşref Buharalı danışmanlığında hazırladığı “Tarihte Tebriz” adlı çalışmasıyla Yüksek Lisans eğitimini tamamlayan Cihat Aydoğmuşoğlu, aynı yıl aynı Anabilim Dalında doktora eğitimine başlamıştır. Haziran 2009’da Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Tarih Bölümü Genel Türk Tarihi Anabilim Dalı’na Araştırma Görevlisi olarak atanan Cihat Aydoğmuşoğlu, 2011 yılında Prof. Dr. Eşref Buharalı danışmanlığında yürüttüğü “Şah Abbas ve Zamanı” adlı çalışmasını tamamlayarak “Tarih Doktoru” pâyesini almıştır. Daha sonra askerlik hizmetini yerine getiren Dr. Cihat Aydoğmuşoğlu, 2012 yılında aynı anabilim dalına Yrd. Doç. Dr. olarak atanmıştır. Yrd. Doç. Dr. Cihat Aydoğmuşoğlu’nun uzmanlık alanı, bilhassa Safevi Devleti olmak üzere İran coğrafyasında kurulan Türk devletlerinin siyasi, sosyal, kültürel ve ekonomik tarihleridir.
Ünvan:
Akademisyen-Yazar
Doğum:
Isparta

Okurlar

4 okur beğendi.
45 okur okudu.
2 okur okuyor.
19 okur okuyacak.

Okur demografisi

Kadın% 31.1
Erkek% 68.9
0-12 Yaş
13-17 Yaş
18-24 Yaş
25-34 Yaş
35-44 Yaş
45-54 Yaş
55-64 Yaş
65+ Yaş
Reklam

Alıntılar

Tümünü Gör
" Şeyh Safiyüddin, Emir Çoban'a "Her gün 1001 defa Elhamdü­lillah [ Allah'a hamdolsun, Allah'a şükür] de ki bu seni her vakit iyi ve hoş tutar." demişti. "
Sayfa 55 - Tün Kitap, 1. Basım - Temmuz 2018·Kitabı okudu
Kızılbaşların tarihi
''Sultan Haydar on iki çizgili(Hz. Muhammed'i, Ehlibeyti ve 12 imamları temsilen) sultan tacını hanedanın resmi giysisi olarak kabul ettikten sonra hanedanın tüm mensupları, o kıymetli şapkayı başlarına takarak diğer insanlardan ayrılıyordu, Bu yüzden onlar Kızılbaşlar olarak anıldılar.''
Tarih
Reklam
Reklam