Puan vermedi·87 syf.··
2025 40. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 22 Kasım 2025 18:02
Amin Maalouf’un Uzaktan Aşk kitabı, uzaklığı bir şehir ya da kıta olarak anlatmıyor; insanın kendi içinde açılan o derin boşlukla ilgileniyor. Uzaklık, “bir yere varamamak” değil, “kendi içine varamamak” gibi bir şey. Çünkü bazen biri hayatına girer ve bir anda içindeki uçurumun adını koyar. Bu hissi “Uzaklık bir mekân değil, içimde açtığı uçurumun adıydı” diye ifade ediyor yazar. Ulaşamayacağını bile bile sevmek. Ve bu hâl insanı iki taraftan da korkutuyor. Hem kavuşamamaktan, hem kavuşunca gerçeğin, hayali kadar güçlü olmamasından. Kendi içinde hep bir tereddüt: 'Ya olmazsa?' Ama aynı anda 'Ya olursa?' korkusu da var. Kitapta mesafe, bir engel değil; bir sınama. Çünkü gerçekten seven insanın önüne konulan şey hep aynı: Cesaret. O yüzden “aşk mesafeyi değil, cesareti sınar” sözü kitabın satır aralarından dikkatimi çekiyor. Uzaktan sevmenin ağırlığı da buradan geliyor zaten. Hiç bir şey yaşanmadan bu kadar yoğun hissetmek yoruyor insanı. Maalouf’un rüya-gerçek çizgisini kullanması da çok tanıdık geliyor. Çünkü bazen rüyada sahip olduğun şey, gerçekte asla eline geçmiyor. “Düşte yalnız benimsin” dizelerini her insan yaşamıştır; kitaptaki karakterler de bundan kaçamıyor. Rüyaların neden bu kadar sıcak, gerçeklerin neden bu kadar soğuk olduğunu düşündürüyor insana. Uzaktan Aşk, iki insanın hikâyesinden çok, insanın kendi içine yaptığı yolculuk. Sesini duyabildiğin ama elini uzatamadığın birine duyulan özlemin, insanı nasıl hem büyüttüğünü hem tükettiğini anlatıyor. Bazen en uzak olan, kalbinde en çok yer edendir....
Uzaktan AşkAmin Maalouf · Yapı Kredi Yayınları · 20184,688 okunma
·
42 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.