Mehmed uzundan okuduğum 18. Kitap. bütün eserlerini okumuş oldum. Mehmed uzun bu eserinde unutulması istemediği, raflarda tozlanmasını istemediği, statik süreçte kalmayıp dinamik sürece geçmesini gerektiğini ve bir ağaç, bir insan gibi canlı kalmasını istediği ‘ kürtçe’ dilinden bahsetmiş. Eserinde Yurt içi ve yurt dışından gazeticilerin Kendi eserlerine, sürgün yaşamına yönelik soruları cevaplıyor. Bir insan sürgün hayatını ancak bu denli fırsata çevirebilir. Mehmed uzun Dilini, kimliğini, kültürünü dünyaya duyurmak adına adeta canını feda etti. Hatta bunu yaparken dünyada yaşayan herkesin özgürce dilini, kimliğini, kültürünü yaşaması, yaşatması adına bir sürü soyut ve somut adımlarda bulundu. Yani bildiğiniz sadece kendisi için değil politik olmadan, milliyetçi olmadan, ideolojik olmadan tüm kesimler için yazdı. Onun işi yazı ve yazın oldu hep. Mehmed uzun Kendi kimliğimi kazanmamda ve farkında olmama sebeb oldu.
Mehmed uzun İyi ki varsın, kalemine, sözcüklerine,diline, yüreğine sağlık…sen ebediyen yaşayacaksın…