GAFLET;
Ey gönlü yorgun insanlar; biliyor musunuz, gaflet dediğimiz hâl bazen kalbimize çöken ince bir sis gibi gelir. Ne gürültü yapar, ne acıtır… Ama fark etmeden bizi özümüzden, hakikatten uzaklaştırır. Sûfîlerin dediği gibi: “İnsan kalbini unuttuğunda, kendini de unutur.” Belki biz de zaman zaman böyle bir unutuluşun içinde kaybolduğumuzu hissediyoruz. Fakat unutmayalım gaflet bir son değildir; uyanışa çağrı yapan sessiz bir öğretmendir. Mevlânâ’nın gönül dilinde işaret ettiği gibi: “Kalbinin kapısı bir anlık fark edişle açılır.” Belki bir hüznünle, belki bir tebessümünle, belki de gece sessizliğinde içimizden geçen bir duasıyla… Biz sadece dönmek isteyelim. Çünkü hakikat, bizlerden uzaklaşmadı; bizden geri dönüşümüzü bekliyor. Bir nefeslik tefekkür, içten bir “Ya Rab…” deyişimiz bile kalbimizdeki perdeyi aralamaya yeter. Ey insanoğlu Kalbini yokla. Orada hâlâ canlı bir kıvılcım var. Gaflet onu gizleyebilir ama söndüremez. Sen hatırladıkça, o kıvılcım yeniden kor olur. Ömer Demirbağ
1000Kitap
··
465 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.