Selam hidayete tabi olanların üzerine olsun. Kitabın yorumuna gelince;
İlmi eserleri okurken (insanız) sıkıldığımı hissettiğimde roman tarzı eserleri okurum. Bu da tam o zamana denk gelen bir kitap oldu.
İslami romanların bir noktadan sonra aynı şeyleri tekrarlaması ve finalde aynı noktaya ulaşması, yeni roman okumaya itmiyor açıkcası.
Temiz erkekler, temiz kadınlara... Ayet ne kadar güzel değil mi?
Romanımızın (aslında belirtmese de) temel aldığı konu bu. Kendini İslam terbiyesiyle yetiştiren Bilal. Gençliğini onunla bununla, orada burada geçiren Feyza...
İkisinin de kalbine atılan aşk tohumları, farklı toprağa atılan ve tutması imkansız olan bir meyve tohumuydu aslında. Ki öyle de oldu.
Eski bir kitap olması ve daktilo ile yazılmasından dolayı (en azından bendeki baskısı böyleydi) yazım hataları yordu. Romanlardaki gereksiz detayları okumayı da sevmiyorum. Oraları da atlayarak kitabı bitirdim.
Bitirince de aklıma o ayet yine geldi. Temiz erkekler, temiz kadınlara...
Temiz kadınlar...
Temiz erkekler...
Pis kadınlar da pis erkeklere...
Pis kadınlar...
Pis erkekler...
Birleşen Yollar