Ahmet Hamdi Tanpınar’ın ironik ve derin anlatımıyla, bireyin iç dünyasını, toplumun dönüşüm sancılarını ve modernleşmenin getirdiği kimlik karmaşasını ele alır. Romanın ana karakteri Hayri İrdal üzerinden, hem bireysel hem toplumsal bir eleştiri yapılır. Hayri’nin hayatı boyunca yönlendirilmeye açık, iç tutarlılığı zayıf ve sürekli bir arayış içinde olması, aslında dönemin insanının içsel çelişkilerini temsil eder.
Kitap, yüzeyde absürt ve mizahi bir kurguya sahip gibi görünse de, altında oldukça ciddi sorular barındırır: Birey ne zaman kendisi olur? Toplum ne zaman gerçekten değişir? Taklit mi ediyoruz, yoksa dönüşüyor muyuz? Bu soruların peşinden giderken Tanpınar, sadece karakterlerin değil, bir milletin zihinsel evrimini resmeder.
Saatleri Ayarlama Enstitüsü, zaman, düzen, değişim ve kimlik gibi kavramları sorgulayan, ironiyle derinliği harmanlayan bir eserdir. Ne tam geçmişe ait ne de bütünüyle modern; arada kalmış, yönünü bulmakta zorlanan bir toplumun aynası gibidir.