"Ve bu dünyada yaşayan herkesin hayatı bir romandı, eğer anlatan iyi bir dinleyici bulduysa." Kitap böyle bitiyordu. Yazarın da, karakterlerin de, bizlerin de hayatı gerçekten birer roman. Konusunu merak ederek başladığım, serisi hakkında bilgi toplarken ise yazarıyla ilgili hayal kırıklığı yaşadığım bir kitaptı. Kitapları yarım bırakma alışkanlığım olmadığı için bitirdim.
Konunun detaylarını bilmediğim için mantıklı bir açıklaması var mı yok mu bilmiyorum, ancak yazarın Gece Sesleri isimli kitabında pedofiliyi normalleştiren, hoş bir olay gibi anlatan bölümler olduğunu öğrendim. Burada okuduğum incelemeler de tesadüfen öğrendiğim bu bilgiyi doğruluyor. Toplum olarak kırmızı çizgilerimiz vardır ve kim olursa olsun, adı bu konularla aynı cümlede anılan kişileri, kendini aklasa bile, bir daha aynı gözle göremezsiniz. Böyle insanlarla yolumuzun ilk defa kesişmesi yanlışlık, ikinci defa kesişmesi ise hatadır.
Bu kitapla ilgili olarak da, yazarın yazmaya başladığı dönemlerin Gezi Olayları’na denk geldiği için aralara bunu serpiştirdiğini, asıl konudan uzaklaştığını ve rengini tam belli etmeyip “Bize dokunmayan bizi bağlamaz ama azıcık kahramanlık göstermek de bana zarar vermez.” düşüncesiyle yazdığını hissettim. Bir olayı ya desteklersin ya karşı çıkarsın, tüm toplumu ilgilendiren önemli konularda gri olamazsın.
Merak edenlerin okuyabileceği, “Sonu acaba nereye bağlanacak?” diye düşündüren bir kitap. Ama özellikle kadın bir yazarı, ilk paragrafta bahsettiğim haberlerle tanımış olmak beni gerçekten üzdü.
İyi okumalar...