·472 syf.····Okunma: 09 Kasım 2025 00:00 Selamlar. Daydream çok tatlı bir kitaptı.
Halle boşanmış ve tekrar evlenmiş bir annenin en büyük kızı. Hayatı boyunca herkesin işlerini halleden, kardeşlerinin ödevlerine destek olan, planları yapan yani deyim yerindeyse evi çekip çeviren kişi olmuş. Bunun yanında inanılmaz toksik eski sevgilisinin var olan azıcık özgüvenini de parçalamasıyla içten içe kimsenin onu istemeyeceğine inanmış genç bir kadın. O kadar çok işi aynı anda yapıp her işini yetiştirmesine bir yandan hayran kaldım diğer yandan bu duruma adapte olmak zorunda kalmasına üzüldüm.
Henry ise nörotipiklerin inşa ettiği bir düzende hem sosyal hem de akademik olarak başarılı olmaya çalışan nöroçeşitli bir birey. Bir yandan iyi bir takım kaptanı olarak takım arkadaşlarını hayal kırıklığına uğratmamaya çalışırken diğer yandan derslerinde başarılı olmaya çalışıyor.
Nöroçeşitli bireylerde algılama ve odaklanma süreçleri nörotipik bireylerden farklıdır. Bu durum, DEHB ve otizm spektrumundaki bireylerin akademide zorlanmasının sebeplerinden biridir aslında. Yazarın bu seri boyunca farklı mental farkındalıklara değinmiş olmasını çok sevdim.
Henry bir edebiyat dersinden kalmak üzereyken Halle’iyle yolu kesişiyor. Halle yarışma için romantik bir kitap yazmaya çalışırken eski sevgilisiyle son derece kısır ve toksik bir ilişki yaşaması ve aslında romantik ve sosyal konulardaki “tecrübe eksikliği” nedeniyle gerçekçi bir romantik kitap yazamayacağını düşündüğü için Henry ile bir anlaşma yapıyorlar. Halle, Henry’nin dersten geçmesine yardım ederken Henry de Halle’yi romantik randevulara çıkararak “tecrübe kazanmasına” yardımcı oluyor.
Kitap çok sakin ilerliyor. Çiftimizin aylar boyunca birbirlerine aşık olmamaya çalışarak birlikte vakit geçirmesini okuyoruz. Halle, Henry’nin arkadaş ortamına giriyor, kendi arkadaşlık ilişkilerini kuruyor, sosyalleşiyor, toksik eski sevgilisiyleyken yaşayamadığı pek çok şeyi yaşama fırsatı elde ediyor. Henry, nöroçeşitli bir birey olduğunun ve aslında standart ders çalışma ve sosyal stratejilerin onda işe yaramayacağının farkında değil. Yazar kitapta bunu açık bir şekilde ifade etmiyor ama konuyla biraz ilgiliyseniz anlıyorsunuz. Halle, Henry’ye ihtiyacı olan alanı tanıyıp ihtiyacı olan desteği bazen de sessizliği sağlıyor. Henry ise Halle’ye hayır demeyi öğretirken özgüvenini tekrar inşa etmesine destek oluyor.
Çiftimizin kitap boyunca birbirlerine ihtiyaçları olan mesafeyi tanımaları, aslında sessizliği kişisel algılamak yerine bu alan ihtiyacının karşılarındaki kişiyle ilgili olduğunun farkında olmaları çok güzeldi.
Karakterlerin bu destekleyiciliğini aralarındaki “sahte” romantizmi okumayı çok sevsem de kitap çok tekdüzeydi. Olaylar akıyor evet ama kitabı merak etmem için bir sebep yoktu kurguda. Son çeyrek dramı tatmin edici değildi benim için. Çok güvenli bir kitap ama bir noktadan sonra sıkıcıydı benim için.
Özetle ben karakterleri ve ilişkileri sevdim ama kurguda eksikleri vardı bana göre.
Sevgilerle <3