·416 syf.··Beğendi
···Okunma: 03 Temmuz 2025 00:00 Nietzsche Ağladığında, okuduktan sonra vay be ben ne okudum diyebileceğiniz bir kitap. Felsefe, psikanaliz ve düşünce gücüne dayandığı halde akıcılığı hiç düşmeyen bir roman. Hayal ürünü ve gerçek olayların karışımı olan bu romanda Nietzsche, Dr. Breur, Loe Salome ve Freud birbirleriyle bağlantı kurularak anlatılmış aslında Nietzsche'nin sağlık sorunları, Freud'un rüya analizleri, Loe Salome'nin güçlü kişiliği, Dr. Breur'un teşhis yeteneği hepsi doğru ve hepsi 1882 yıllarında gelişiyor. Bazı mektuplar, Nietzsche'nin tabii ki sözleri hepsinde gerçeklik var. Yazar kimi gerçek kimi hayali bağlantılar kurarak harika bir roman yazmış ve psikanalizin temellerinin nasıl atıldığını resmetmiş sanki. Ben çok beğendim okuyun. Ayrıca karakterlerin içten konuşmaları ve Nietzsche ile Dr. Breur'un kendilerini keşif yolculuğunda birlikte ilerlemeleri ve birbirlerine destekleri, dürüstlükleri muhteşemdi.
"Hakikat sevdalılarının fırtınalı veya kirli sulardan korkmadığını ona öğretmeye çalışıyorum. Korktuğumuz şey sığ sulardır!!!"
"Ümit kötülüklerin en büyüğüdür çünkü eziyeti uzatır."
"Güçlü gözyaşları insanı temizler."
"Kimsen o ol ?"
"Benim önemsediğim şeyleri önemsemeyerek! Bazen hayatma ve çevreme soyle bir bakryorum da hiç kimsenin bana eşlik etmemiş olduğunu, tek eşlikçimin zaman olduğunu görüyorum."