·510 syf.····Okunma: 24 Kasım 2025 00:50 Alamut’ta en çok dikkatimi çeken şey, insanların nasıl kolayca yönlendirilebildiği ve bir “hakikat” diye dayatılan şeyin aslında nasıl kurgulandığı oldu. Hasan Sabbah’ın kurduğu düzen bana şunu gösterdi: Eğer bir insanın zihni yeterince sarsılırsa, en güçlü sandığı değerler bile bir anda çökebilir.
İbn Tahir’in yaşadığı kırılma da bunun en net örneği. Gerçekleri görmesine, hatta sorgulamasına rağmen sonunda yine Hasan Sabbah'a tutunması aslında inançtan çok tükenmişlik. Ne kimliği kaldı, ne aidiyeti.
Kitap beni en çok şu konuda düşündürdü:
Bir insanın gerçekliği, onun seçimi değil; içine hapsolduğu anlatıdır.
Ve bazen insan inandığı için değil, başka bir gerçeği taşıyamadığı için teslim olur.