Puan vermedi·136 syf.··
2025 10. kitabı
İncelemesini yazabilmek için duygularımı demlendirdiğim bir kitap benim için Suzan Defter. İlk sayfalarda basım hatası mı acaba derken kitabın yazım tekniğini çözmem zaman aldı. Ben önce Derya’nın günlüğünü bitirip ardından Ekmel Bey’in günlüğünü okumayı tercih ettim. Ancak bir süre sonra fark ettim ki kitap bana kendini tekrar okutuyor. Hikâyenin akışına kendimi kaptırınca okuduğum sayfaları tekrar okurken buldum kendimi. Ailelerinde bedenleri var olmuş ama ruhları kaybolmuş çocukların yetişkinlik hikâyesi benim gözümde Suzan Defter. Sevilmeyen eşlerin sevilmeyen çocuklarının birbirlerinde yaşamaya çalıştıkları yaralı bir sevginin hikâyesi. Derya, abisine aşkı ile Suzan’a olan sevgisi arasında sıkışıp kalan kalbi yaralı küçük kız hâlâ. Arada kalmışlığı yetişkinliğinde yalnızlığıyla taçlandıran küçük kız. Keşke seni, senin dilinden de dinleyebilseydik Suzan! Sen ne yaşadın bu aşkta keşke sen de dile gelip anlatabilseydin ama Derya olarak değil Suzan olarak. Ekmel Bey; küçücük çocukken ailesinde örülen sevgisizlik duvarlarının arasını kendine ev edinen, annesinin yüreğindeki sertliği başının altına yastık edip o taşa gece gündüz yastık diye baş koyan yalnızlığı kendi kalabalığı bilmiş emekli avukat. Ve hikâyenin kahramanlarından olan hayattaki rolünü rüzgarın akışına bırakan ağabey; Suzan’a, Derya’ya ve Tülay’ a yazık eden varoluş amacını bulamamış, karanlıkta yolunu bulamadan savrulan ağabey, keşke baba sevgisini doyasıya yaşayabilseydin. Bambaşka bir hikâye dökülürdü belki Ayfer Tunç’un kaleminden. Ayfer Tunç’un kaleminden muhteşem bir eser. Zihni sürekli uyanık tutan, duygudan duyguya koşturan, kurguyken zihnimizde gerçeğe dönüşen harika bir eser.
1000Kitap
Suzan DefterAyfer Tunç · Can Yayınları · 202120,2bin okunma
·
99 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.