Alimlere karşı hadsiz terbiyesiz ahlaksız ve cahil üstelik ukala ve kibirli birine laf anlatmak çok zordur bu da son öğüt olsun umulurki doğru yolu bulasın ↘️İslâm'da alimlerin (âlimler) önemi büyüktür. Alimler, İslâm'ın korunması, anlaşılması ve yayılmasında kilit rol oynarlar. İşte alimlerin İslâm'daki önemi:
Alimlerin Rolü
- *Kur'an ve Sünnetin Korunması*: Alimler, Kur'an'ın tefsiri ve Hadis'in açıklanması ile İslâm'ın temel kaynaklarını korur ve yorumlar.
- *İctihad*: Alimler, Kur'an ve Sünnet ışığında yeni sorulara cevaplar üretir, İslâm hukukunu (fıkıh) geliştirir.
- *İslâm'ın Yayılması*: Alimler, İslâm'ı tebliğ eder, Müslümanlara dini eğitim verir ve gayri Müslümlere İslâm'ı anlatır.
- *Toplumsal Rehberlik*: Alimler, cemaate dini, sosyal ve ahlaki yönlerden rehberlik eder.
Alimlere Saygı
- *Kur'an*: "Allah'tan ancak alimler korkar." (Fâtır 35/28) Ayet, alimlerin Allah'a yakınlığını vurgular.
- *Hadis*: "Alimler, peygamberlerin varisleridir." (Tirmizî, İlim 19) Alimlerin, peygamberlerin bıraktığı ilmi devraldığı belirtilir.
- *İslâm Tarihi*: İslâm'ın altın çağında (Ehl-i Sünnet'in oluşum dönemi) alimler, İslâm medeniyetinin gelişmesine büyük katkı sağladı (İbn Sina, İbn Rüşd, Gazali gibi).
Alim Olmanın Şartları
- *İlim*: Kur'an, Hadis, Fıkıh, Tefsir, Kelam gibi İslâm ilimlerinde derin bilgi.
- *Takva*: Alim, ilmini Allah korkusu ile uygulamalıdır.
- *Ahlak*: Alim, örnek bir karaktere sahip olmalı, topluma iyi örnek olmalıdır.
Alimlerin Sorumluluğu
- *İlim Öğretmek*: Alimler, ilmi başkalarına öğretmekle yükümlüdür.
- *İlimde Doğruluk*: Alimler, ilmi tahrif etmemeli, doğruyu söylemelidir.
- *Ummaya Rehberlik*: Alimler, halkı cehaletten kurtarmak için çaba harcamalıdır.
Alimlere İtaat
- Alimlere, dini konularda itaat edilir, fakat körü körüne değil, delilleriyle birlikte.
- "Bana itaat edin, ben size Allah'ın kitabından ve Resûl'ün sünnetinden başkasını emretmem." (Hadis-i Şerif)
Alimlerin Derecesi
- Alimler, İslâm toplumunda saygın bir yer tutar, fakat peygamberler gibi ma'sum (günahsız) değildirler.
Örnek Alimler
- İbn Taymiyya, Gazali, İbn Hişam, İbn Rüşd gibi alimler, İslâm düşüncesine büyük katkıda bulunmuştur.
Sonuç
Alimler, İslâm'ın bekçileridir. Onlara saygı, İslâm'a saygıdır. Ancak, alimlerin de hatasız olmadığını, delilsiz fetva vermekten kaçınmaları gerektiğini unutulmamalıdır. ↘️Şeriat, İslâm dininin bir parçası, ancak tamamı değil. Şeriat, İslâm'ın hukuki hükümlerini ifade eder, yani Allah'ın emir ve yasaklarını içeren kurallar bütünüdür. İslâm ise inanç, ibadet, ahlak ve hukuku kapsayan geniş bir kavramdır.
Şeriat ve İslâm Arasındaki Fark
- *İslâm*: Din olarak, inanç esasları (İman), ibadetler, ahlak ve hukuku (şeriat) içerir. İslâm, Allah'ın son peygamberi Hz. Muhammed'e gönderdiği dinin adıdır.
- *Şeriat*: İslâm'ın hukuki boyutudur. Namaz, oruç, zekât, hac, ceza hukuku, aile hukuku gibi konuları kapsar. Her peygamberin şeriati farklı olabilir (örneğin, Hz. Musa'nın şeriati, Hz. İsa'nın şeriati), ancak İslâm'ın şeriati son ve evrensel şeriattir.
Kur'an'dan Delil
- "Sizin dininiz size, benim dinim bana." (Kafirun 109/6) Ayeti, İslâm'ın bir din olarak bütünlüğünü vurgular.
- "Sonra, her birinize bir şeriat ve bir yol verdik." (Maide 5/48) Ayeti, şeriatin İslâm'ın bir parçası olduğunu gösterir.
Örnek
- Namaz, İslâm'ın bir ibadeti ve şeriatin bir emridir.
- Zekât, hem ibadet, hem şeriatin mali hükümlerindendir.
Sonuç
Şeriat, İslâm dininin hukuki kısmıdır, İslâm'ın tamamı değil. İslâm, inanç ve amel (şeriat dahil) bütünlüğüdür.
imam maturidiye göre de görüş de inanç böyledir Bizim gibidir ehli sünnete tabiyiz onun gibi siz ise heva ve hevesinize göre hareket ediyorsunuz. Din daha geniştir şeriatı içine alır inanç esasları ile birlikte. Hz Adem den Hz Muhammed e kadar inanç ilkeleri hep aynıdır bu da dindir temelidir hatta ve birde dinin hukukî ameliyat yönü vardır bu da şeriat kısmıdır ki farklılık olabilir dönemden döneme sonuçta Allah'ın emridir. Şeriat ile hükmedilmemek için şeytana ve nefsinize hizmet ediyorsunuz farkında değilsiniz. Maturidi nin din sabittir den kastı iman esaslarıdir dinin birde ameli kısmı vardır. Kuran'dandan delil ↘️Ey Resulüm!) Sonra Seni de (Hakk Dini ve huzur prensipleri) işinden bir şeriat üzere (memur) kıldık (görevlendirdik). Sen (her hususta) ona (İslam Şeriatına) tâbi ol ve asla bilmeyenlerin (cahillerin) nefsi hevâsına tâbi olma! (Ki İslam Dini Allah’ın adalet ve saadet hükümleridir.) Casiye 18.
↘️Yoksa siz, Kitabın (işinize gelen) bir bölümüne inanıp da (zorunuza giden) bir bölümünü inkâr mı ediyorsunuz? Artık sizden böyle yapanların dünya hayatındaki cezası, rezil ve aşağılık olmaktan (zalimlere uşaklık yapmaktan) başkası değildir; kıyamet gününde de azabın en şiddetli olanına uğratılacaklardır. Allah, yaptıklarınızdan gafil değildir.
Bakara 85.
↘️ Maide 44 Birincisi (44. âyet), Allah'ın indirdiğini inkâr ettikleri veya hafife aldıkları için onunla hükmetmeyenler olup bunlar kâfirlerdir. İkincisi (45. âyet), Allah'ın indirdiğine inandığı halde onunla hükmetmeyenlerdir. Allah'ın hükmü adaleti, onun zıddı zulmü temsil ettiğinden onunla hükmetmeyenler zalimlerdir.
↘️
Biz her ümmete kendi dönemlerinde uygulayacakları bir ibâdet sistemi belirledik. Bu sebeple başkaları, dinî emirleri tatbikte sana karşı gelip, seni bir tartışmanın içine çekmesinler. Sen onları Rabbine dâvet et. Çünkü sen, gerçekten dosdoğru bir yol üzerindesin. Hac 67. ↘️Allah, din olarak Nûh’a emrettiğini, hem sana vahyettiğimizi, keza İbrâhim’e, Mûsâ’ya, İsa’ya emrettiğimizi sizin ferdî ve içtimâî hayatınız için de mutlaka uyulması gereken, değişmez ve değiştirilemez bir şeriat, bir hukuk düzeni kıldı. Onun da aslı şudur: “Dinî doğru anlayıp hükümlerini en güzel şekilde uygulayın ve bu hususta ayrılığa düşmeyin!” Ancak senin dâvet ettiğin esaslar, müşriklere çok ağır gelmektedir. Oysa Allah dilediği kullarını bu mükemmel dini hem yaşamak hem de tebliğ etmek için seçer ve kendisine gönülden yönelenleri doğru yola iletir ↘️Allah, din olarak Nûh’a emrettiğini, hem sana vahyettiğimizi, keza İbrâhim’e, Mûsâ’ya, İsa’ya emrettiğimizi sizin ferdî ve içtimâî hayatınız için de mutlaka uyulması gereken, değişmez ve değiştirilemez bir şeriat, bir hukuk düzeni kıldı. Onun da aslı şudur: “Dinî doğru anlayıp hükümlerini en güzel şekilde uygulayın ve bu hususta ayrılığa düşmeyin!” Ancak senin dâvet ettiğin esaslar, müşriklere çok ağır gelmektedir. Oysa Allah dilediği kullarını bu mükemmel dini hem yaşamak hem de tebliğ etmek için seçer ve kendisine gönülden yönelenleri doğru yola iletir Şura 13. Ayet meali