·160 syf.··Beğendi
···Okunma: 25 Kasım 2025 12:35 Arturo Bandini’nin hikâyesi tanıdık bir tonda başlar. Yazar olma hayaliyle yola çıkan genç, fakir, öfkeli ve tutkulu bir adam. Ama onu “sıradan bir heveslinin” ötesine taşıyan şey, John Fante’nin anlatımındaki delici içtenlik ve acı-hiciv karışımıdır. Fante, Bandini’yi yalnızca yazarlığa tutunan bir genç olarak çizmez; onun açlığını, kırılgan gururunu, saçma cesaretini ve çoğu zaman kendine karşı bile acımasız olabilen iç sesini öyle bir çıplaklıkla serer ki, Chares Bukowski’nin bile arka kapakta ‘bana orospu çocuğu deme! Ben Arturo Bandini’yim diye bağırdığını yazar..