Cadı Kazanı – Perumal Murugan
Selamlar
Bu kitabı okumaya başladığım annda kendimi iki gencin umutla dolu ama bir o kadar da tedirgin hikâyesinin içinde buldum. Kumaresan’ın iş için başka bir yere gidip Saroja’yla tanışması, ona gerçekten gönülden bağlanması ve sonra “Ben seninle bir hayat kurmak istiyorum” diyerek elinden tutup köyüne götürmesi. O kısım o kadar içimi ısıttı ki, keşke tüm hikâye bu masumiyetle devam edebilse dedim.
Hikâye aslında çok tanıdık .Aşkın, geleneklerin ve insanların önyargılarının arasında kalmak.
İki genç birbirini seviyor, evleniyor ama toplumun asla affetmediği bir gerçek var. Kast farkı ve bu fark, köydeki her bakışın altında biraz daha keskinleşip tehlikeli bir hâle geliyor
Hindistan’daki kast sistemi, dünyada en çok sinir olduğum ve en çok içimi acıtan şeylerden biri.
İnsanı doğduğu yere göre “aşağı” ya da “yukarı” diye ayırmak Hele ki bu kitapta bunun nasıl hayatları yıktığını görmek. Okurken her sayfada biraz daha üzüldüm, biraz daha öfkelendim.
Kumaresan’ın sadece sevdiği kadının elini tutarak bir yuva kurmak istemesi, Saroja’nın sürekli tetikte oluşu, köyün o karanlık, yargılayıcı havası.Hep beraber insanın içine işliyor. Kitap boyunca içimden sürekli “Yazık değil mi ya bu iki gence?” diye geçirip durdum
Ama tüm o baskının altında bile birbirlerine tutunmaları. İşte o kısım gerçekten çok güzeldi.
Hem umutlu hem hüzünlü, hem akıcı hem de iç acıtan bir okuma oldu benim için.
.
.
#nesibeninkitapları #cadıkazanı #okudumbitti