Aklın memuru bedahat hissidir
Çünkü akıl araştırır bedahat bilir.
Üstad muhabbet sevdasına varmak için fikir yolunun çilesini çekmeye gönüllü…
Her eserde bu fikir, düşünce mantık ne derseniz deyin akla dair herşeyi tabiri caizse tecessüs edip ifşa etmeyi kendine düstur edinmiş.
Varmak istediği yolda kelimeler onun fikrine boyun eğmiş, eğildiği yerden doğruya isabet etmiş.
Eser belli başlıklar altında olup başta mümin ve kafirin diyoluğuyla başlayıp beni en çok etkileyen kısım diyebilirim.
Allah hayır gördüğüne kendini işittir.
İzahın ispatını gözde arayana gönül gözünden bahsetmek ne mümkün…
Ruh ve nefs.
Cenneti arzulamayan,hakikati örten perde
Ne ikili ama
Terbiyesi aklın nuru, kalbin selameti…
Vecdimin penceresi olan bölümde
Görüş açısından,
y/olun azığı olan kelimelerin izahını aklın iktisabı ile iz/ah ediyor.
Bir pırıltı binbir ışık
Nurunu O’ndan alan bu ışığın huzmesi olan vahiy iklimine muhatab olan sahabelerden,özellikle Hz.Ömer üzerinden bir çok alıntılarla islamın temelini özünü hatırlatan üstad, içimizdeki imanın özünü uyandırma dikkat çekip ,
uyutulan ve unutturulan birçok konuya,
böyleyken hitabıyla nasıl böylesi bir durumu geldik halini aktarıyor.
Hz Ali ve sözleri, menkıbe ve İmam Rabbani Hz.lerinin görüşlerini özellikle vahdeti vücut meselesini; herşey O’ndan ama hiçbirşey O değil nasıl ki aynadaki yansıman seni gösterir ama sen değilsin hakikatiyle Allah c.c alemleri zatıyla değil ilmiyle ihata etmiş ve yaklaşmıştır.
Ölçüler kısmı ile birçok kelimenin islamdaki karşılığı ve ölçüsünden bahsediryor.
Muazzam bir eser diyebilirim her elime aldığımda dönüp dönüp altını çizdiğim yerleri tekrar tekrar d/okudum diyebilirim.
Bir ayet varya “Allah’ın sözünü söyleyenden daha güzel kim olabilir ki”…
Hakikat bu kadar güzel neşredilebilir.
Kelimeler bu kadar yerinde kullanılabilir.
Kesinlikle tavsiyedir d/okuyun kalbinize.
Necip Fazıl KısakürekMümin - Kâfir