Gönderi

6/10
·144 syf.··
2025 59. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 10 Ekim 2025 00:00
İlksöz: Birilerinin bana anlattıklarını ben de size anlatmaya devam ediyorum. Faye ile yolculuğumuz devam ediyor, serinin ilk kitabı Çerçeve'nin başlangıcını andırır şekilde yine ilk önce uçaktayız. Koltuğuna sığamayan yolcu ilk konuşma yoldaşımız. Uçak Faye'yi Avrupa'nın güneyinde bir yere götürüyor, orada bir edebiyat etkinliğine katılacak. Ve yine her zamanki gibi önüne çıkan herkesi saatlerce dinleyecek Faye. Aslında büyük bir umut ve beklenti ile başlamıştım seriye. İlk kitabı sevmiştim de. Ama maalesef ikinci kitapla başlayan dağınık daldan dala atlayan konular Övgü'de de aynı tarzda devam ediyor. "Ya kitabın tarzı bu" diyenleri duydum, merak etmeyin. Bunu bilerek, hatta okurken bir Avrupalı gibi düşünerek (ya bunlar da dert mi, coğrafya kader işte demeden) okudum tüm kitapları. Özellikle ilk kitapta, altını çizdiğim bir dolu bölüm de oldu. İlk kitap Çerçeve'nin ilişkiler üzerine yoğunlaşan temasını daha bir kolay kabullensem de sonraki iki kitaptaki dertleri (yayın, edebiyat dünyası, göçmenler, Brexit ve nicesi) bir türlü dert edinemedim, çağdaş, yaşam seviyesi ortalama üstü bir Avrupalı rolüne bürünsem de. Faye'nin önüne çıkan herkesin Faye'yi görünce, O'nu sanki kırk yıldır peşinden koşup da bir türlü yakalayamadığı ilişkiler/sorunlar çözümcüsü Gurular Gurusu gibi görüp birden içlerini dökercesine uzuuuuun uzun tek taraflı konuşmalarına bir türlü anlam veremedim. Avrupalılar yüzyıllardır bir Faye gelse de konuşsak diyorlarmış galiba. İnsan, konuştukça neredeyse hiç tepki vermeyen birine saatlerce içini dökmeye devam eder mi ki... Demek ki Faye'nin kitaptaki cümlelerden fark edilemeyen yüksek bir aurası var. Daldan dala farklı konuşmalar olunca, içinde çok çok güzel laflar edilse dahi tüm bu konuşmalar bitince (yani kitap bitince, e Faye de insan sonuçta, dinle dinle nereye kadar) e ne oldu şimdi diyorsun. Ben şunu şöyle düşündüm kitabı bitirince. Sanki saatlerce süren bir yolculuk yaptım, yol boyunca yanımdaki koltukta oturanlar her durakta yenilendi, yanıma her gelen bana kendince önemli gördüğü şeylerden bahsetti, yol boyunca hepsini ilgi ve dikkatle dinledim, son durağa gelip de yolumu bitirip eve geldiğimde yol boyunca kim yanıma oturdu, kim ne konuştu hiçbir şey aklımda kalmamıştı. İşte kitabın bendeki özeti bu. Hatta daldan dala konular olunca ve bunlar her konuşma bitiminde uzaydaki boşlukta kendine bir yer bulunca, kitap bitiminde "bir Marias okusun" dedim Faye (Rachel Cusk), görsün o dağıtılan, "ne alaka bu anlatılanlar" denilen şeyler nasıl birbirine bağlanıyor. . Neyse fazla düşman edinmeden, en azından bütün seri boyunca beklediğim oldu, çocuğu ile iletişim kurabildi sonunda deyip susayım, Faye'yi seven çok sonuçta. Sevenlere saygımız sonsuz ama bana bu "çok modern, harika, yepyeni bir tarz, İngiliz Edebiyatı'nın dönüm noktası" gibi klişeler de fazla abartı geliyor. Umarım Diğer Ev iyi bir Rachel Cusk izlenimi bırakır ben de. Kitapla. Sağlıcakla. .
ÖvgüRachel Cusk · Yapı Kredi Yayınları · 2019114 okunma
·
64 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.