Roman, birbirine paralel ilerleyen iki hikayeden oluşur:
Günümüz (Kazı Alanı): Esra liderliğindeki bir grup arkeolog, Birecik Barajı'nın suları altında kalacak olan antik kenti kurtarmaya çalışır. Ancak kazı ekibi içinde ve çevresinde şüpheli cinayetler işlenmeye başlar. Bu cinayetler sıradan adli vakalar gibi dursa da, kökleri çok daha derinlerdedir.
Geçmiş (Patasana’nın Tabletleri): Arkeologlar kazı sırasında Hitit saray yazmanı Patasana’nın tabletlerini bulurlar. Patasana, bu tabletlerde kendi dönemindeki savaşları, ihanetleri ve "zalimlerin çarkını" anlatır.
Çarpıcı Detay: Ahmet Ümit, M.Ö. 700’lü yıllarda yaşayan Patasana’nın itirafları ile günümüzdeki katilin motivasyonları arasında muazzam bir paralellik kurar. Yüzyıllar geçse de insanın içindeki "öldürme dürtüsü"nün değişmediğini vurgular.