·206 syf.··Beğendi
···Okunma: 26 Kasım 2025 11:28 Sizlerle yazar Açelya Nur Tuncer'in Ferah eserini paylaşacağım. Yazarın ilk romanı olması hasebiyle anlatımı bana oldukça dostane geldi ve Ferah'ın kendi ağzıyla anlattığı her anı ve günü oldukça dokunaklıydı.
Zihni ve kalbinin aynı noktaya varamadığı bir genç kadındı Ferah. Sigorta şirketinde tanıştığı sevgilisi Saffet'ten hayatına girecek birçok insana kadar gördükleri adeta bir renk cümbüşüydü. Özellikle de ona ihanet etmekte ve her konuda haklı çıkmakta üzerine olmayan Saffet ihanetini gizlememişti. Sevgilisinden ayrılmasını bir türlü anlamlandıramayan Ferah kıymet verdiği Nergis ablasının gözünün önünde vurulmasından sonra altüst olmuştu. Ablası ölmemişti lakin olanlar ruhuna ağır gelmişti, öz ablası olmadığı halde. Ama Nergis ablasının hakkını arama mücadelesine destek vermesi okurken kalbe dokunur gerçekten. Öyle ki cümleleri kalbini özetleyen türden.
"Her zaman pozitif sıcak ve sevgi dolu biri oldum. Çocukken bile başkalarını üzmemek için canım acısa da ağlamazdım. Tamam biraz dramatiktim ama çogu zaman insanlar zor zamanlarında beni isterlerdi yanlarında. Tüm kalbimle onlara sevgi yağdırırdım."
Peki işten kovulan Ferah'ın hayatı altüst olurken yeni kişilerle tanışmıyor mu, elbette. Her insan gibi kaderinin akışında ilerleyip karşısına çıkan Behram ise yeni yolunun yeni yolcusu. Hem de sanatıyla ruhuna hitap eden. Adadaki ev sahibini ziyarete gittikten sonra hem geçmiş hem de gelecek arasında bir anda tanıştı aşkıyla. Duygularına, kendine yeniden isim verdi.
Bir okur olarak Ferah ile kadın ruhuna da deruni bir bakış atıyoruz. Gelip giden duyguları, tanımlayamadığı kadersel olaylar ve inancının karmaşık yapısı. İnançla inançsızlık arasında ettiği duaları düşürüncü. Zannımca Ferah her okuyucunun zihninde iz bırakacak bir kadın ve okunmaya değer bir ruh.