Puan vermedi·336 syf.····Okunma: 02 Kasım 2025 16:53 Romanın başkahramanı Mürşit, bir Orta Anadolu şehrinde babasından kalma bir otel işletiyor ama otelle pek ilgilenmez. Gençliğinde felsefe okumak için İstanbul’a giderek hayatın anlamını bulacağını düşünmüş ancak babasının hastalığı nedeniyle geri dönmek zorunda kalmış ve hayatı istemediği bir yönde devam etmiştir. Yatalak babasına, annesine ve kız kardeşlerine bakmak zorunda kalan Mürşit, sevemediği ve kendisine iyi bir eş, çocuklarına iyi bir anne olamayan Şükran ile evlenir. Kendisinden çok babasına benzeyen oğlu Özgür ile sürekli çatışma halindedir. Yadigârı otel, monoton yaşamında, şehre gelen kalabalığın sığınağı olurken, şehrin ağaçları kesilirken, meydanları küçülürken, restoranları ve meyhaneleri küçülürken değişmeden kalır. Halk umutlarını bir altın madeninin açılacağı söylentisine bağlar. Sürekli başı belada olan Mürşit, hayal ettiği kadar uzağa gidememiştir.
İstanbul’dan madende çalışmak için gelen maden mühendisi Uzay,geçmişinden kaçmak için Mürşit’in oteline yerleşir. Aralarında yakın bir bağ bulunan yalnız ve mesafeli iki adam, rakı içip dağlara bakarak dünyanın acısından kurtulmaya çalışır. Suçluluk duygusuna kapılmalarına neden olan benzer bir sırra sahip olmaları onları daha da yakınlaştırır. Mürşit’in hayatını etkileyen sır, kendisine geçmişte işlediği suçu hatırlatan çocukluk arkadaşı Cumhur’un rüyasına girmesiyle ortaya çıkar. Mürşit madenciye hikâyesini anlatarak yüreğini biraz rahatlatır.