Puan vermedi·210 syf.····Okunma: 26 Kasım 2025 16:38 "Peki, gerçekten dünya elimizden mi kaçıyor? Anthony Giddens, 'Elimizden Kaçıp Giden Dünya' ile bu soruyu merkeze alıyor ve bize modernitenin ikilemlerini; yeni riskleri, aile kurumundaki dönüşümü ve demokrasinin geleceğini cesurca analiz ederek cevaplıyor."
-Küreselleşme
Kitap, küreselleşmenin sadece ekonomik bir süreç olmadığını, aynı zamanda politik, kültürel ve kişisel yaşamlarımızı kökten değiştiren çok boyutlu bir olgu olduğunu güçlü bir dille savunuyor.
Hızla değişen ve kontrolden çıkan bir dünyada yaşıyoruz . Çoğumuz kendimizi üzerinde hiçbir
etkimiz olmayan güçlerin kıskacında hissediyoruz.
Küreselleşme, dünyayı hızla değiştiren ve bu değişimin bazen denetimimiz altından uzaklaştığı hissini veren bir süreç olduğunu belirtiyor.
Kitabın genel mesajı, küreselleşmenin getirdiği değişimi anlamak ve bu değişim karşısında pasif kalmayıp aktif bir şekilde yeni risklere karşı önlemler almamız gerektiğidir.
-Risk
Yazar, küreselleşmeyle birlikte ortaya çıkan en önemli konulardan birinin de yeni riskler olduğunu belirtiyor. Geçmişin doğal risklerinin aksine, günümüzdeki riskler (iklim değişikliği, finansal krizler,genetiği değiştirilmiş ürünler , nükleer tehlikeler vb.) çoğunlukla insan eliyle ve küresel çapta üretilmiştir. Giddens, bu durumun modern toplumda bir güven krizi yarattığını ve artık geleneksel otoritelere körü körüne güvenilemeyeceğini ifade ediyor. Sonuç olarak kapitalizmle birlikte risk faktörü oldukça fazla.
-Gelenek
Gelenek ve görenek; bunlar, insanlık tarihinin büyük kısmı boyunca çoğu insanın yaşamının hamuru olmuştur. Küreselleşme sürecinde geleneksel yaşam tarzlarının ve alışkanlıkların nasıl değiştiği ve çözüldüğünden bahsediyor.
-Aile
Küreselleşen dünyanın ve bireyselleşmenin, aile kurumunu artık katı geleneksel kalıplarla sınırlandırmadığını; bireysel seçimlerin, eşitliğin ve duygusal ilişkilerin aile yapısını ve dinamiklerini kökten değiştirdiğini vurgular. Aile, artık daha az sabit ve daha çok "ilişki" temelli bir yapı haline gelmiştir.
Modern toplumda ise çocuklar artık ekonomik bir yük olarak görülmekte, ancak aynı zamanda ebeveynler için duygusal ve kişisel tatminin birincil kaynağı haline gelmektedir. Bu durum, ebeveynliğe ve çocuk yetiştirmeye verilen önemin artmasına neden olmuştur.
- Demokrasi
Yazarımız demokrasi bölümünde elimizden kaçıp giden dünyanın daha az değil, daha çok yönetilmeye ihtiyacı var ve bunu sadece demokratik kurumlar sağlayabilir diyor.Küreselleşmenin getirdiği karmaşık ve riskli dünyada demokrasinin nasıl hayatta kalabileceği ve kendini küresel ihtiyaçlara göre nasıl dönüştürmesi gerektiği üzerine kritik bir analiz sunar.
Giddens'ın çağrısı açıktır: Kendi tarihimizin efendisi olamayız ama 'kaçıp giden dünyayı yerinde tutacak yolları bulmalıyız'.