Aslında Alican Saygı Ortanca kitabın sonsözünde bu seçkiyi çok ustaca ve güzel özetlemiş. O cümlelere bir ek yapmak gereksiz. 13 öyküden 11'ini çok beğendim. Derlemenin süperstarı (tesadüfen aynı ay içinde iki kez okumak durumunda kaldığım) Kuşlar elbette ama benim en beğendiğim öykü Davis Grubb'ın Verge Likens'in Dönüşü oldu. Müthiş bir ters köşe.
Alfred Hitchcock Presents, Hitchcock'un sinemasının (Psycho hariç) tersine sürpriz sonları ön plana alan, gerilimden ziyade şok finalleri tercih eden bir seri. Bizde de ilk iki sezonun DVD'si çıkmıştı. A.H. Presents ve (20 dakikalık bölümlerden 1 saatlik bölümlere geçen) A.H. Hour, bugün artık bir kült mertebesine erişen The Twilight Zone'un da öncülü. Hitchcock'un bu serilerine kaynaklık eden yüzlerce öykü ise 1945-1979 arasında yayımlanan kitap serisinden alınma. Hitchcock'un titiz seçkilerinden Asylum adlı uzun metraj mükemmel bir film dahi çekilmişti. Annemin Bana Asla Anlatmadığı Hikayeler ise hem orijinal dönem seçkilerinin birinin adı hem de yıllar sonra binlerce öykü arasından seçilen 13 öykülük bir saygı derlemesi. Psycho'nun yazarı Robert Bloch'un bu kitaptaki öyküsünde birinci tekil şahıs anlatımda uyulması gereken etik kurala uymaması dışında rahatsız eden bir unsuru yok. Ray Bradbury'nin hikayesi ise bu seriyi iyi bilenler için çabuk tahmin edilebilecek bir finale sahip olsa da yine de şok edici. M.R. James ve Irvin S. Cobb'dan seçilen öyküler derlemenin en zayıf halkaları.