Puan vermedi·222 syf.····Okunma: 26 Kasım 2025 01:57 "Artık hayatta tek başına idi"
Bu kitabı 4 sene önce edebiyat hocam okumam için ısrar etmişti bende aldım ama birkaç sayfa okuyup bırakmıştım çünkü kendi istediğim için değil başkası istediği için bu zorunlulukmuş gibi olmuştu.4 sene sonra ise instagramda bi anda keşfetime bir alıntı düştü Kuyucaklı Yusuf'tan. Sonra dedim ki evet kesinlikle okumalıyım. Arkadaşımla birbirimizi gaza getirip direkt o gün kitabı almaya gittik. Ve okumaya başladım.
Kitap Yusuf'un annesini ve babasını kaybetmesiyle ve Yusuf'u kaymakamın evine almasıyla başlıyor. Kaymakam Yusuf'a sahip çıkıyor, bi nevi öz oğlu gibi büyütüyor hatta öyle ki bazı konularda Yusuf ne derse o oluyor. Kitap hakkında biraz spoiler yediğim için Yusuf'la Muazzez'in bir aşk hikayesi yaşayacaklarını biliyodum. Ama yani kaymakam Yusuf'u oğlu gibi görüyor, Yusuf kaymakama baba diyorken, kaymakamın borcunu kapatmak için Muazzez'i başka birileriyle evlendirmeye çalışmaları falan yani hep Yusuf'la nasıl bir hikayeye başlayacaklar diye düşünerek okudum.
Evet bilindiği üzere daha sonra Muazzez'le Yusuf kaçıyor ve evleniyor. Babası bu duruma tepki göstermiyor. Bu kısım bana biraz garip geldi. Çünkü baba dediği kişiye aslında bir nevi ihanet gibi sayılmaz mı bu?
Ve kitabın sonu da başı gibi bitiyor diyebiliriz. Ölümün olduğu bir başlangıç ve ölümle biten bir son.... Başta yazdığım alıntı gibi kitabın başında da hayatta tek başınaydı kitabın sonunda da...