Puan vermedi·528 syf.··
2025 35. kitabı
“Sevgi acıtır, öp yaralarımdan belki sana da bulaşır.” Mislina’nın hikâyesi bir tanışma değil; bir kalp çarpışmasıydı. Ankara’dan üniversite için gelen bir kız… İlk görüşte aşık olduğu Akif Selim’in mürekkep mavisi gözleriyle karşılaştığında hayatının yönü bir çiçek kadar narin ama bir fırtına kadar güçlü biçimde değişiyor. “Mürekkebe Boyanan Sardunya” sadece bir aşk romanı değil; üniversite koridorlarından sardunya saksılarına, yurt odasının sessiz gecelerinden arkadaşlık sohbetlerine uzanan bir içsel yolculuk. Mislina’nın platonik sevdasının yanında, köpeği Çakır, kuşu Kumru ve sardunyaları da bu satırlarda hayat buluyor. Her adımında okur; sevmeyi, beklemeyi ve kendinden ödün vermeyi öğreniyor. Yazarın kalemi öyle naif ki; bir duruş, bir bakış, bir çiçek yaprağı satır aralarında yankılanıyor. Karakterler saf, hisler temiz, anlatım duru… Ve okurken içinden geçiyor: “Belki de en büyük umutlar, sessizce büyür.” Ama her güzel hikâyenin gölgesi vardır: – Kimi zaman olay örgüsü çok yavaş ilerliyor; üniversite hayatının detayları, romantizmin tatlı kısır döngüsü okuru sabırsızlandırabiliyor. – Beklenmedik bir karar dönüşümleri eksik kalabiliyor: Akif Selim’in bakışındaki değişim biraz daha hissedilseydi, o sessiz dönüş çok daha dokunaklı olurdu. Genel olarak: Bu kitap, gençliğe dair en içten özel hisleri taşıyor. Saf ama derin: Sevmek , beklemek , sıkı arkadaşlıklar ve küçük sırlarla örülü bir yol. Okuru huzurla, biraz da umutla bırakıyor… “Karşılıksız sevdiğin kişi de senin kaderindir. Ama kendin olmak, en büyük kazanımdır.”
Mürekkebe Boyanan Sardunya - 1Sümeyye Demirkan · Ephesus Yayınları · 20211,974 okunma
73 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.