“Kaç yaşındasın, şu anda ne yapıyorsun, neler düşünüyorsun, neleri düşlüyorsun, aklın nerede, kalbin kimde ve nasıl bilmiyorum. Seni tanımıyorum ama kırıkların olduğunu biliyorum. Saçlarında değil de kalbinde. İyi olmadığını ama iyi gibi davrandığını biliyorum. Hıçkırıkları yutup oluşan o yumru ile gülmeye çalıştığını biliyorum.Tüm bunlara rağmen savaştığını da biliyorum.
Savaşın kolay, gecelerin yıldızlı olsun.”
Celil, hepsine dikkatle baktı ve bu konuda daha fazla bir şey söylemenin faydasız olacağını anladı. İçinden, 'başka bir yol denemeliyim' diye geçirdi. Bunun için bu kalabalıkta vakit kaybetmektense daha sessiz bir yerde olmaya ihtiyacı vardı. Gördüklerini anlamaktan ve gerçeği bilmekten uzaklaşarak kendi yalanlarına inanmak isteyenlerle vaktini geçirmek istemiyordu.
Selam benim sıradan olanla yetinmeyip, zihninin sınırlarını yepyeni evrenlerde zorlamaya bayılan güzel kitap ailem!
Bugün size ne her şeyin kusursuz olduğu bir ütopya ne de karanlığa boğulmuş bir