Puan vermedi·88 syf.····Okunma: 30 Ekim 2025 10:36 Herkese merhaba arkadaşlar. Bugün karşınıza ilk defa tanıştığım bir yazar olan Elvan Kaya Aksarı ve onun “İbrahim Efendi Tarihi” ile geldim. Kitap küçücük,incecik 80 sayfalık bir anlatı kitabı.
Kitaba da ismini veren İbrahim Efendi, Muvakkithane Geçidi sokak no:14 Kuğuluçeşmede küçücük bir barakada kimseye zararı olmadan kendisine de kimsenin zararı dokunmamasını isteyen kendi halinde, tik taklar içinde yaşayan bir saat tamircisi. Elinde avucunda olmayan zaruri ihtiyaçlarını ancak saat tamiri ile ödeyebilen “E be adam, yıkanmaya yunağın yok caminin gasilhanesinde yıkanıyorsun ama Heraklit'in yıkandığı akarsuya kafa yoruyorsun” (alıntı)devlete ve kurumlarına tedbirli ve temkinli biri. Hatta o kadar devlete uzak ki “Ben yetmişe merdiven dayamış bir adamım, devletle hiçbir bağım yoktur. Doğunca bir kafa kağıdı verildi, işte devletle olan tüm ortaklığım bu kadardır.Huzurum da keyfim de devletin bana ilişmemesindendir. Ben devlette ya da devletle çalışıp iflah olanı görmedim. "(alıntı) gibi sözleri olan kendi halinde bir filozof. Kitap, İbrahim Efendi’yi anlattığı için İbrahim Efendi’nin karakterinden,huyundan suyundan biraz fazla bahsetmek ihtiyacı duydum ve duyuyorum. Çünkü İbrahim Efendi, devlet, toplum ve din konularında kara mizah yapabilen, eleştirebilen, kendi mizacının suyuyla söylediği felsefi cümlelerle bizi sürekli düşündürebilen bir karakter. Mesela din konusunda “Cami cemaati çok sever beni, cuma cemaati pek hazzetmez. Beş vakte gelen herkesi tanırım, onların yüreği Arafat gibidir ama haftanın bir günü camiye uğrayan cuma Müslümanlardan Tanrı'ya sığınırım. Onlar, din sadece onlara gelmiş gibi davranırlar.” gibi haklılık konusunda su götürmez cümleleri var. Kitap genel manada bu şekilde İbrahim Efendi ve başından geçenleri anlatıyor.
Yazarın kaleminden biraz bahsetmek istiyorum. Aksarı’dan okuduğum ilk kitap olmasına rağmen yazarın kalemi bana çok aşina geldi. Bunu da yazarın, edebiyatımızın belli başlı yazarlarından esinlenmesini, istemeden özümsemesine bağlıyorum.
Kitap biraz daha uzun olsa olay örgüsünü daha da çeşitlendirip olayın içine bizi biraz daha katılsaydık daha güzel olur. Bütün bunlara rağmen beğendiğim bir kitap oldu. Herkese tavsiye ediyorum. Herkese keyifli okumalar..