#alıntı
“Sonsuza dek izleri silen kar gibi, sessizlik birikiyordu.
Dizlerime, belime, yüzüme kadar, susarak yığılmıştı.”
2024 Nobel Edebiyat Ödülü #hankang a layık görülmüştü. Yazarın eserlerini bizlere sunan #april şov yapmaya devam ediyor
“Yunanca Dersleri” 2011 yılında yayınlanmasına rağmen dilimize çevrilmesi bir hayli geç olmuş. Ne demişler “Geç olsun güç olmasın.”
Yazarın diğer eserlerinde olduğu gibi bu eşsiz çeviri kıymetli @turksky21c Göksel Türközü’ne ait.
Daha önce yazarın kalemiyle tanış olmuştum ancak #yunancadersleri isimli eserinin farklı bir tadı var. Daha yalın, insanın içine işleyen acıları lirik şiir edasıyla aktarıyor okuyucuya.
Okuduğum yorumlarda “görme yetisini kaybeden bir adam ile sesini yitiren bir kadının hikâyesi” ifadeler gördüm. Ancak hayat kadar sığlaştı bazı şeyler…Bu şekilde kestirip atmak haksızlık olur. Kahramanların yerine koymaya çalıştım ama empati yeteneğim henüz bu kadar gelişmiş değil belli ki… Yerlerine geçemedim. Bunun gibi yetilerini kaybetmiş milyonlar var. Nasıl hayata tutunabiliyorlar? Tutunabiliyorlar mı? Birçok şeyden mahrumlar. Evet. Acılarını hafifletmek mümkün mü? Mümkün. Ne yapıyoruz? Hiçbir şey.
Konuşma diliyle iletişim kurulamayan uzun zaman önce ö*müş bir dil olan eski Yunanca öğrenenlerin ortak noktası var mıdır?
İnsan insana şifa olabilir mi?
Ve her şeye rağmen çarpan bir çift kalp…
Geç kalmadan okuyunuz efendim Yunanca Dersleri