1263 te doğmuş Alimin hayatı , önemli konulardaki fikirleri ve sözlerinden kesitler okuyoruz.
Kısaca hayatı,
661/1263 yılında Harran’da doğdu. Yaşadığı dönemde İslâm dünyası Batıdan gelen haçlı saldırıları ve doğudan gelen Moğol saldırıları ile kıskaca alınmış bir durumda idi.
Söz konusu kargaşa ortamında Müslümanlar eski dönemlerde olduğu gibi güçlü siyasî otoriteden mahrum bulunuyordu. Bütün bunların sonucu olarak hilafetin başkenti olan Bağdat’ın Moğollar tarafından istilası (656/1258) yanında pek çok şehir Moğollar tarafından tahrip edilmiştir.
Yaklaşan Moğol tehlikesi üzerine İbn Teymiyye 667’de (1269) âilesiyle birlikte Hanbelî mezhebinin merkezi durumundaki Dımaşk’a göç etti.
İlk eğitimine babası Abdülhalîm’in müderrislik yaptığı Sükkeriyye Dârülhadisi’nde başladı. En önde gelen hocaları İbn Kudâme el-Makdisî, İbn Asâkir, Şemseddin İbn Atâ ve İbn Ebü’l-Yüsr et-Tenûhî’dir.
İbn Teymiyye, babasının vefatından bir yıl sonra (683) Dımaşk’ta Sükkeriyye Dârühadisi’nde ve Emeviyye Câmii’nde ders vermeye başlamıştır. On yılı aşkın bir süre burada devam eden derslerinin ardından 695/1296’da Dımaşk’ta Hanbeliyye Medresesi’nde ders vermeye başlamıştır.
İbn Teymiyye 698/1299’da el-Fetâva’l-Hameviyyetü’l-kübrâ adlı eserinde Hamalıların sorularına verdiği cevaplarda teşbih düşüncesini savunmakla itham edilmiştir.
702/1303’de Moğollara karşı Dımaşk yakınında yapılan Şehâb savaşında Memlüklüler Moğol ordusunu büyük bir yenilgiye uğratmışlardı. İbn Teymiyye bizzat katıldığı bu savaşta askeri savaşa teşvik etmekle görevlendirilmiştir.
Akaide dair yazdıklarında Allah’ı diğer varlıklara benzeten unsurlar bulunduğu (teşbih), tasavvufa dair yazdıklarında başta tevessül olmak üzere sûfîlerin uygulamalarına karşı çıktığı, fıkhî konularda da dört mezhebin görüşlerine aykırı fetvalar verdiği gerekçeleriyle Dımaşk ve Kahire’de farklı zamanlarda muhâkeme edilmiş ve hapse atılmıştır.
İbn Teymiyye’nin önde gelen öğrencileri İbn Kayyim el-Cevziyye, İbn Kesîr, Zehebî, İbn Müflih ve Mizzî’dir. Bunlar arasında özellikle İbn Kayyim, İbn Teymiyye’nin yalnızca öğrencisi olmakla kalmamış aynı zamanda onun davasını sahiplenip hocası ile birlikte çeşitli sıkıntı ve hapis cezalarına katlanmıştır.
İbn Teymiyye’nin fıkhî fetvaları arasında bir mecliste verilen üç talakı tek sayması, kocanın karısına gözdağı vermek üzere şarta bağladığı boşamalarda şartın gerçekleşmesi durumunda talak değil yemin kefaretinin gerekli olduğuna hükmetmesi, Hz. Peygamber’in kabrini ziyaret etmenin adak konusu yapılmasını reddetmesi farklı mezheplerden ulemanın tepkisine sebep olmuş ve İbn Teymiyye bu görüşleri sebebiyle farklı zamanlarda Dımaşk’ta hapsedilmiştir.
Vefat ettiği yıl olan 728/1328’de yazmasına engel olmak amacıyla yazı malzemelerine el konuldu. Bundan büyük bir üzüntü duyan İbn Teymiyye hastalanmış ve 20 Zilkade 728’de (26 Eylül 1328) hapishanede vefat etmiştir
İbn Teymiyye ilmî mesâisini İslâmî ilimlerin herhangi bir alanı ile sınırlandırmamış tefsir, hadis, fıkıh, usûl, kelam, tasavvuf gibi ilimler yanında felsefe, mantık, dinler tarihi gibi konularda da eserler yazmış, bu konularda dönemindeki bazı kişi ve gruplarla tartışmalarda bulunmuştur.
Üslubunun sert olması belirli çevrelerle yaptığı tartışmalara yansımış, bunun sonucu olarak pek çok kesimden de kendisine aynı sertlikte eleştiriler yöneltilmiştir. Bu sert mizacı kendisinin ders verme dışında ifta ve kaza gibi görevlerden uzak durmasına da sebep olmuştur.
#alıntı