Puan vermedi·96 syf.··
2025 178. kitabı
Çevirmen kimliğiyle tanıdığımız Suat Kemal Angı’nın Bu Nasıl Bir Gezegen Böyle Canım adlı kitabı, bir anlatının ötesinde; okurluk ve çevirmenlik deneyiminin iç içe geçtiği, başka metinlerle sürekli konuşan bir düşünce haritası gibi ilerliyor. Eser boyunca karşılaştığımız atıflar — özellikle Walter Benjamin ve kendi kitabını yazarken eş zamanlı olarak çevirisini de yaptığı Bayan Unguentine’nin Seyir Defteri gibi metinler — yazarlarla kurulan uzun soluklu bir zihinsel ilişkinin izleri gibi duruyor. Bir yerde Martin Eden çıkıyor karşımıza; Cortázar, Ezra Pound ve daha niceleri ise metnin içine çoktan yerleşmiş, sesleri tanıdık kılınmış yazarlar olarak beliriyor. Türü belli olmayan bir metin diyor Angı kitabına: bir iç döküş, bir sesleniş, bir esinleniş kitabı… Onun mesafeli bir gözlemci olmaktan ziyade, çevirmen olarak yıllar içinde kurduğu bağları bu metne taşıdığını ve o bağlar üzerinden kendine, dünyaya ve yazıya dair bir sorgulamaya gittiğini hissediyoruz. Büyük ve iddialı anlamlar inşa etmekten çok, insanın kendine dünyada bir yer arama hâlini tartışmaya açıyor. Yazma yolculuğunun gayesi de bu değil midir? Hatta okuma eylemini de katayım buna: ikisinde de bir tür tutunma gayreti yok mu; dünyanın merkezine değil ama kendi merkezine yaklaşma çabası. Kitabın sonunda ise Angı’yla birlikte adını andığı, izini sürdüğü ve bizim de zevkle okuduğumuz pek çok yazarı yeniden düşünürken buldum kendimi. Ben böyle kitaplara matruşka bebek benzetmesini çok yakıştırıyorum: hem kendini okutuyor hem de son sayfaya geldiğimizde beraberinde birçok kitabın merak mayasını içine yerleştiriyor; öyle gidiyor… yalnız gitmiyor, bıraktığı meraklarla birlikte gidiyor.
Bu Nasıl Bir Gezegen Böyle Canım?Suat Kemal Angı · Cem Yayınevi · 202211 okunma
·
52 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.