"Her kayboluşun içinde gizli bir yön duygusu vardır. İnsan, kim olduğunu unutsa da nereye ait olduğunu unutmamıştır aslında. Yollarını kaybetmiş gibi görünse de içinin en sessiz köşesinde hala bir yerin, bir yüzün, bir sesin özlemi yankılanır ve bu özlem, adını koyamadığı bir harita çizer."
Gazeteci çalışkan kızımız Zülal, ailesinden ayrı yaşadığı evinde uyandığı bir sabah posta kutusunda kendisine yazılan bir mektup bulur, içerik olarak anlam veremese de savaştan kaçan bir ailenin dramı vardır khaled imzalı zarfta. Sonrası gelen iki mektupla da tanıdığı sandığı ailesinin ardına düşmesi önerilince babası Agah bey ve annesi Ayşe hanımla ilgili şaşkına uğratan gerçeklerle yüzleşir. Mektupları yazan kişinin Zülal ile ne gibi bağlantısı var?
İş yerinde de hareketli günler geçirir, röportaj yapacağı takıntılı gizemli yazar Cihan Beyle yaşadığı macerayı, uzaktan sevdiği iş yerinden muhabir arkadaşı Cesur ile birbirlerine destek olmalarını okumak, hislerinin karşılık bulup bulmayacağına şahit olmak güzeldi. Kitap 135 sayfa ama elimden alıp gitti, yazarımızdan okuduğum üçüncü kitap ve bir ailenin ev diye tabir edilen o bağı tekrar kurma sürcecine tanık olmak hoştu, gönülden tavsiye ederim 🪽
~
"İlkbahar yavaştan geldiğini hissettiriyordu. Kışın getirdiği kaygının ve derdin yerine umut gelmeye başlamıştı. İlkbahar evrenin, "umutlar daha bitmedi!"deme şekliydi."
~
"Bazen güzel şeyler apansız bir şekilde üst üste olurdu. İnsan birinin tadını çıkaramadan yeni bir mutluluğa sahip olurdu."
~
@kitaplardabulusanlar
@silasubasi_kitapp
@gldn_okuyor
@ceresyayinlari
#ceres
#dönüşyolu
#sılasubaşı