SİREN 3 #kitapyorumu
"Nasıl isterim acı çekmeni!" dedi dişlerinin arasından. "Gülüşünü bir kez görmek için ölüyorum!"
Seriyi o kadar çok seviyorum ki final kitabı gidişatında olanlara ek olarak bitiyor olmasıyla da beni üzdü. Öyle bir kurgusu vardı ki her kitapta kalbimize dokundu. Üçüncü kitapta da “Ben senin sırtına sapladım o bıçağı, sen ise kalbime.” cümlesiyle yine bir yıkım getireceği sinyallerini okumadan aldık. Ki öyle de oluyor. Aşk, tutku ve hayalkırıklıklarını bir arada yaşatmış yazarımız. Okuru diken üstünde tutmaya bayılıyor biz de resmen alışmışız geliyor gelmekte olan düşüncesiyle sayfaları çeviriyoruz.
Karmen ve Deren arasında bir nefretle aşk ilişkisi var ve bu bir nevi toksikliği de barındırıyor. Aşkın en saf hali değil de karanlık yıpratıcı yakıcı hâli bariz diyebiliriz. Güven problemleri yaşanıyor ve bunların aşılması gerekiyor bu konuda ilk adımı atan Karmen oluyor. Hem de ne adım... Deren'in ayarlarıyla iyice oynuyor. Gerilim hattı gibiler bazen sinirlerimizi bozsa da bu inişli çıkışlı halleri bağımlılık yaratmadı da diyemem. O kadar acıya rağmen de affetme duygusunu bize çok güzel bir şekilde aktarıyorlar. İşin içine bir de çocuklar -Nil ve Karina- girince kurgunun saf tatlı yönü de karşılanmış oluyor. Karina sahneleri resmen kalbimin en derinlerine işledi. Karmen'in o mutluluğu, duyguları o kadar iyi yansıtılmış ki gözleriniz doluyor. Zaten yazarın kaleminin bu yönüne de ayrı bayılıyorum. Deren ve Nil kısımları ayrı aşktı, Nil nasıl çapkın babasını resmen kudurttu tüm kitap boyunca aşırı keyifli kısımlarla doluydu. Karmen'in abilerini de okumaya doyamadım, her birine ayrı kitap yazılsa hayır demem valla ama sanki Dante'nin ki gelecekmiş gibi hissettim bir umut ışığı yandı. Bir de ek olarak Karina ve Nil'in büyüyüp aşık olmuş hallerini de okumayı çok isterim ileride yazarımız yazar belki burdan isteğimizi de belirtelim. Çok seviyorum ve şiddetle tavsiye ederim.