Kitabı sosyal medyada karşılaştığım videodan etkilenerek aldım. Videodaki kişi bu kitabı kesinlikle okuyun mahiyetli mübalağa dolu sözler söyledi. Kitabın kapağında 2020 yılının en iyi romanı olduğu yazıyor. Bunu da görünce büyük bir beklentiye girdim.
Elbette beklentimi karşılamadı. Kitap çeviri bir kitap ama bizde ilk kez çeviri kitap okumuyoruz. Birçok farklı dilden çevrilmiş kitapları okuduk bu yaşımıza kadar. Dolayısıyla en sıradan okumayı sevenler bile "edebi bir dil" nedir, nasıldır az çok bilir. İşte o bildiğiniz şey bu kitapta yok. Söz cambazlığı sıfır.
Ya kurgusu çok iyi diyenler olabilir. Ama açıkçası kurgusu da bana göre çok iyi değil. Ortaokul yıllarımda, yazarı kimdi hatırlamıyorum fakat büyü dükkanı ( emin olmamakla beraber) adında bir kitap okumuştum. Buraya giden insanlar isteklerini elde ediyordu fakat aslında istediği şeylere sahip olabilmenin sonuçlarını görmüş oluyorlardı. ( Uzatabilirim ama mevzuyu anladınız) Bu kurgu ilk kez yapılmış bir kurgu değil. Herkes elimde bir sihirli değnek olsa da başka bir hayata ışınlansam demiştir hayatında)
Dil kötü, kurgu kötü, karakterler de insanı vuran, insanın kendisini yakın hissedeceği kimse yok.
Kitabı sevme ihtimali bulunan kitle "12-18 yaş arasındaki fantastik ve bilim kurgu türlerini sevenler"
Hayatında dünya ve Türk klasiklerini okumuş, elindeki kitap ve karakterler ile bütün olmuş, sesli gülmüş, okurken ağlamış kimseler için bu kitap pek bir şey ifade etmez.