Sabahattin Ali her ne kadar "kürk mantolu Madonna" adlı eserinden dolayı ilgi görmüşse de bence kuyucaklı yusuf'un yeri ayrı olmalı.
Öykücü olarak bilinen Sabahattin Ali'nin ilk romanı. Çok akıcı ve çok güzeldi. Hayat ve insanlar karşısında dik duran yusuf, kendini yaşadığı yere hiçbir zaman ait hissetmiyor ve daima bir arayış içinde oluyor.
Yusuf'un "üvey" kardeşi muazzez, biriyle evlenmek üzeredir. Ama muazzez kimseyle evlenmek istemez. Ve sonunda gönlünü üvey abisi olan Yusuf'a açar.
Yusuf başta her ne kadar sarsılmış olsada sonra herşeyi göze alır kimsenin ne diyeceğini aldırmadan muazzez'i kaçırır.
Yusuf, uğruna her şeyini feda edebilecek birini (muazzez'i) bulmuş olsada hayattaki gerçek amacının ne olduğunu bulmadığını anlar ama bunu muazzezsiz de yapamayacağını çok iyi bilir.
Muazzez ölür ve yusuf sükun içinde karısını gömer ve yoluna, hayattaki arayışına devam eder...