iftira
ihtiras
namus
ihanet
Bir hayat kadınına aşık olan sevgili Ali.
Haketmediğini düşündüğü aşkını yitiren Mahpeyker.
Masum ve namuslu Dilaşup.
Zavallı bir anne.
Bu kitap hakkında söylenecek çok şey var ama bittiğinde en çarpıcı konusu bence 'gördüğünün yarısına, duyduğunun hiçbirine inanma'
Öyle bir erkek düşünün ki yaptığı namussuzluğu görmeyip namus namus diye kendi sonunu getirmiş olsun. İşte bu erkek Ali.
Öyle bir kadın düşünün ki aşk, sevgi, ihanet diye diye hem kendi sonunu hem de masum bir kız ve namus timsali(!) aşık olduğu adamın sonunu getirsin. işte bu kadın Mahpeyker.
Öyle bir kadın düşünün ki sadakat denilince pek çoğumuzu rahlesine oturtur ama masumane kendi sonunu aşkı için göze alır. işte bu kadın Dilaşup.
İletişim her şeydir. Sormadan, konuşmadan her duyduğumuza inanıp fevri davranırsak neler olur, canı yanmış ve gözü dönmüş bir kadın herkesin hayatını nasıl mahveder bunları çok net göstermiş yazar. okuduktan sonra gerçekten güven nedir, sadakat kime verilir bunları sorgulatıyor kitap.