Kitap, Bütün Aşkların Başlangıcı ismiyle romantik bir aşk romanı gibi duruyor fakat, psikolojik gerilim tarzında yazılmış bir roman.
Sıradan, rutin bir hayat yaşayan üç kişilik bir aile, bir komşularının hayatlarına sinsice ve ağır adımlarla sokulmasıyla huzursuzluklar yaşamaya başlıyor. Bunun üzerine Stella; düzgün, planlı ve sorunsuz gibi görünen dünyasında bir boşluk olduğunun farkına varıyor. “ Bu hayat bizim on yıl önce hayal ettiğimiz hayattan ne kadar uzak. “ cümlesi de işte o farkındalığın cümlesi oluyor.
Kitaba başladığımda ilk dikkatimi çeken kısa ve net cümleleri oldu. Betimlemelerse çok sade ama etkiliydi. Bu haliyle de kendimi fazlasıyla mekanın ve olayların içerisinde hissettiğim bir kitap oldu Bütün Aşkların Başlangıcı .
Gerilim romanları çok tercih ettiğim bir tarz değil, bu kitaba da öyle başlamamıştım aslında ama bu anlamda da kitabı başarılı buldum. Olaylar sakin ilerlerken; çalan kapı zilleri, komşunun sessiz varlığı bana ciddi bir tedirginlik yaşattı. Her an bir şey olabilir hissini verdi.
Ve klasik bir sonla da bitmiyor. Bence yazar, okuru bir yerde bırakıyor ve kitabın sonunu kendisinin yazmasını bekliyor. Bu haliyle de kitap bitince üzerine düşünüp, kendimce kitabı birkaç farklı şekilde de bitirmiş oldum.
Judith HermannBütün Aşkların Başlangıcı