Goethe’nin kaleme aldığı güzel eserlerden biri kitabın başaralı olduğu konusunda sanırım hemfikiriz ama kitaba aynı perspektiften bakmak zorunda olmadığımız konusunda da hemfikir olmamız gerektiğini düşünüyorum. İsmet Özel’in sözü gölgesinde okumanızı tavsiye ederim “40 yaşıma kadar hep intiharı düşündüm, ama 40 yaşımdan itibaren insanların intihar etmeye değmeyeceklerini düşünmeye başladım” evet aşk güzel ve oldukça güçlü bir duygu ama bunu yanlış yorumlamak hatta yaşamak kişinin kendisine yapabileceği en büyük kötülük . Werther’ in deyişiyle “ O kadar çok şeye sahibim, ama ona olan duygularım her şeyi yutuyor; o kadar çok şeye sahibim, ama o olmayınca benim için her şey değersiz” sanki Werther’ i bu acılara sürükleyen tamda bu bakış açısı ruhun bir çıkmazda olduğunu ve bu durumumdan bu aşk hikayesine tutunarak kurtulmaya çalıştığını ama ne yazık ki daha çok yanlışa sürükleyen, intiharla son bulan bir hikaye…
Aşkın tanımı , yorumu kişiden kişiye değişen çok öznel bir kavram benim içinse en güzel yorumlardan birini Feriduddin Attar Hazretleri yapmıştır. Ferîdüddin Attâr’ ın da dediği gibi “Hiçbir aşık sevgilisine varlığını göstermeye kalkışmaz” yani Werther’ in aşkının da tartışmalı bir durum olduğunu düşünüyorum. Mecnundaki samimiyet, arayış, varoluş hiçbirine bu hikayede rastlamadım aksine daha melankolik bir duygu hakim aynı zamanda etik olmayan durumlarda var nişanlı bir kadını karşılığı olmayan duygularla zorbalamak gibi evet okumaya değer bir roman ama bir çok açıdan da eleştirilebilecek bir eser…
Johann Wolfgang Von GoetheGenç Werther'in Acıları