10/10
·304 syf.··
Beğendi
·
2025 1013. kitabı
MİDAK SOKAĞI (Roman) Necib Mahfuz 1911–2006 yılları arasında yaşamış olan Mısırlı Arap yazar ve düşünür Necib Mahfuz’un dünyasına yolculuğumuza, ona Nobel Edebiyat Ödülü’nü getiren eseri Midak Sokağı ile devam ediyoruz. Romanın olayları, yazarın çok iyi tanıdığı —belki de bizzat yaşadığı— Kahire’nin yoksul bir mahallesindeki Midak Sokağı’nda geçer. Herkesin birbirini tanıdığı bu dar sokağın sakinleri, roman boyunca canlı birer karakter olarak karşımıza çıkarlar. Zaafları, hayalleri, umutları, inançları, ekonomik ve kültürel durumları, tutkuları ve ihanetleriyle adeta elimizi uzatsak dokunacağımız kadar gerçek bir dünya kurulur. “Midak” kelimesi “ilk adım”, “sokak” ise Arapçada “dar geçit, çıkmaz yol” anlamına gelir. Yazarın bu ismi seçişi oldukça anlamlıdır: Sokağın insanları sanki insanlık tarihinin ilk adımlarını atar gibidirler; fakat attıkları her adım onları bir çıkmaza sürükler. Üzerlerinde sürekli demoklesin kılıcı gibi sallanan bir kader hükmü hissedilir. Bu karakterler, inkâr etsek de büyük insanlığın içindeki çeşitliliği ve çelişkileri temsil ederler. Romanın karakterleri bu insanlık hâllerinin birer yansımasıdır: • Hamide, güzelliğini ve arzularını takip ederek ihanetin ve cinselliğin peşine düşer. • Onu maddi çıkar için kullanmak isteyen Ümmü Hamide, geleneksel bir çöpçatanlıkla geçinir. • Kocasını erken kaybeden dul Saniye Afife, duygusal boşluğunu yeni bir evlilikle doldurmaya çalışır. • Kahveci Ali Kirşa, bastırdığı eşcinsel eğilimleriyle ailesini yıpratır. • Oğlu Hüseyin Kirşa, modern yaşamın cazibesine kapılarak İngilizlerin çalıştığı bölgeye gider; savaş dengeleri değişince tüm düzeni altüst olur. • Hayatında kadın yüzü görmemiş berber Abbas, Hüseyin’in yönlendirmesiyle Hamide’ye talip olur; fakat nişan sonrası para kazanmak için sokaktan ayrılışı felaketin başlangıcı olur. • Bu sırada İngiliz ve Amerikalı askerler için kadın temin eden, trans kimlikli pezevenk Faraj, Hamide’yi kandırarak modern bir fuhuş ağının içine çeker. • Sokakta dilencilik “eğitimi” veren, insanları sakatlamadan sakat gösteren Zaita, toplumdaki en karanlık ahlaki çöküşü temsil eder. • Doktor Buşi, hem dişçilik yapar hem de ölülerin altın dişlerini sökerek etik sınırları aşar; Zaita ile mezar açarken yakalanıp cezalandırılır. • Zengin ve zevk düşkünü Salim Elvan’ın geçirdiği kalp krizi, çıkar ilişkilerini altüst eder; çocukları onun mirasına konmanın yollarını aramaya başlar. • Mahallenin bilgesi olarak görülen, bir anlamda romanın vicdanı sayılan Rıdvan Hüseyin, yaşadığı acılar ve sabırla edinilmiş bilgelikle olaylara yön verir. • Hayatını amaçsızlık içinde sürdüren tatlıcı Kamil, sokağın kaderci yüzünü temsil eder. • İngilizlerle temas etmiş, özdeyişleriyle mahalle filozofu gibi duran Şeyh Derviş, her olayda gerçeği çıplak bir dille ifade eder. Midak Sokağı, insan psikolojisinin tüm potansiyellerini —iyiyi de kötüyü de— görünür kılar. Aslında Midak Sokağı bir insanlık sokağıdır. Mısır gibi kadim medeniyetlerin biriktirdiği tecrübelerin gelip düğümlendiği bu sokak, aynı zamanda insan medeniyetinin bugünkü hâlinin bir aynasıdır. Din, dil, ırk fark etmeksizin duygular ve bilinçaltı süreçler hepimizde ortaktır. Mahfuz, bu ortaklığı neredeyse Freudyen bir bakışla işler. Romanın birçok sahnesinde doğu–batı çatışması, değerlerin aşınması ve arzuların kontrolü öne çıkar. İngiliz ve Amerikalı askerlerin parayla kadınları kullanması açık bir güç ilişkisini gösterirken; Ali Kirşa’nın gizli eşcinselliği toplumun ikiyüzlü ahlakını yansıtır. Faraj ise aynı kimlikle toplumda yükselen bir figür hâline gelir. Yazarın sunduğu düşünsel tez, en çok Rıdvan Hüseyin üzerinden görünür: Duygularının farkında olan, onların yıkıcılığını sezebilen, düşüncenin rehberliğine inanan bilge bir duruştur bu. Doğu da Batı da aslında Midak Sokağı’ndaki insanların davranışlarında yeniden görünür hâle gelir. Yanlış yaşanan her hayat, trajediyle noktalanır; bu da romanın kader temasını daha da güçlendirir. Midak Sokağı, Mısır’ın o dönemdeki toplumsal yapısını büyük bir ustalıkla yansıtan önemli bir romandır. Yanlış yaşam biçimleriyle doğru insan ve doğru medeniyet kurulamaz; ister Doğu’da ister Batı’da olsun, hayatın sorgulanması yeni bir varoluş için elzemdir. Kesinlikle okunması gereken bir eser
Midak SokağıNecib Mahfuz · Kırmızı Kedi Yayınevi · 20201,769 okunma
·
134 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.