Puan vermedi·178 syf.··Beğendi
· Roman, Eskişehir civarındaki Yapılı köyünde geçer ve esas olarak Remzi ile cezaevinden dönen Haydar arasındaki çeltik sulama — toprak ve su — kavgasına odaklanır. Köyün güç dengeleri, ağa-çiftçi ilişkileri ve sıradan köylünün çaresizliği gerçekçi bir dille aktarılır; gerilim, Haydar’ın dönüşüyle artar ve olaylar trajik bir noktaya varır.
• Toprak ve su mücadelesi: Romandaki çatışmanın motoru; toprak/su hem geçim hem onur meselesidir. 
• Güç ilişkileri ve baskı: Ağa, zenginlerle yoksullar arasındaki hiyerarşi, zorbalık ve köy içi dışlamalar sürekli vurgulanır.
Apaydın’ın yöresel dili kullanışı, köy atmosferini güçlü ve inandırıcı kılar; anlatım akıcı, betimlemeler yerel yaşam dokusu verir. Çok uzun felsefi pasajlara kaçmadan, somut olay ve davranışlarla toplumsal durumu gösterir. Okuyucuya “köy kokusu” hissettiren bir üslubu var.
Eğer köy romanlarını, toplumsal gerçekçiliği ve insanın çaresizliği üzerine yazan sağlam anlatıları seviyorsan Yarbükü kesinlikle okunmalı. Apaydın’ın yalın ama etkili üslubu kısa sürede köy yaşamına sokar ve düşündürür. Türk köy edebiyatının örneklerinden biri olarak değerlendiririm.