Tahmini Okuma Süresi:
5 sa. 3 dk.
Sayfa Sayısı:
178
Basım Tarihi:
Şubat 2008
İlk Yayın Tarihi:
1959
Yayınevi:
Literatür Yayıncılık
ISBN:
9789750404405
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·178 syf.··
2025 12. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 12 Mayıs 2025 23:28
Talip Apaydın' ın okuduğum ilk kitabı. Her karakterin yüzü, evleri, doğası gözümün önünde. Köy yaşamı birbirlerine hitabı konuşmalarını, çocukların davranışları, yaşlıların konuşmaları, kadınların günlük telaşları sade ama derin bir şekilde anlatılmış. Yormadan anlatılmış ama bizden.
YarbüküTalip Apaydın · Literatür Yayıncılık · 2008123 okunma
Köy Romanı
9/10
·178 syf.··
Beğendi
·
2022 84. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 30 Haziran 2022 15:49
Çok severim köy romanlarını. Talip Apaydın’ ın Yarbükü romanı çok halkın içinden bir şekilde köylülerin mücadelesini, toprak kavgasını, köy yaşantısını, su kavgalarını ele almış. Talip Apaydın 1926’da Polatlı’ ya bağlı Ömerler köyünde doğdu. Çfteler Köy Enstitüsü’nü, sonra Hasanoğlan Yüksek Köy Enstitüsü Güzel Sanatlar bölümünü bitirdi. Bu arada şiirler, öyküler yazmaya başladı. 1946’dan bu yana yazın ve düşün dergilerinde sürekli yazdı. Ülkenin çeşitli yörelerinde otuz yıl öğretmenlik yaptı. 1979 yılında Milli Eğitim Bakanlığı danışmanlığından emekli oldu.
Roman
YarbüküTalip Apaydın · Literatür Yayıncılık · 2008123 okunma
8/10
·178 syf.··
2019 23. kitabı
Kitabın kahramanı Remzi yumuşak başlı bir insandır. Kimseyle kötü olmak istemez, kimsenin işine gücüne karışmaz. Kendi yağında kavrulmak ister. Aslına bakarsan köyün varsıllarındandır. Babası köyün eski sözü geçen ağalarından Rüstem ağadır. Rüstem ağa çoktan ölmüştür bütün malı mülkü Remzi ye kalmıştır. Yaşlı anası, karısı halime ve dört kızıyla yaşamaktadır. Erkek çocukları yoktur. Nice adaklar adamışlar, nice tekkelere gitmişler lakin olmamıştır. Karısı halime içten içe bu duruma üzülmektedir. Köylü her zaman yaptıkları gibi şaka yollu bunu da Remzinin yüzüne vurmuşlardır. Irmağın kenarında bük denilen küçük vadişerde çeltik yetiştir köy halkı. Çeltik meşakkatli, zahmetli bir iştir. Bahardan güze kadar suyun içinde ekimi, ot ayıklamasıRemzinin tarlası yarbükündedir. Yarbükünün en büyük tarlasıdır, Babası Rüstem ağa bataklığı çok emek ve para harcayarak tarlaya çevirmiştir. Lakin Remzinin tarlası Yarbükünün en sonundadır, su en son Remzinin tarlasına gelir. Havalar ısındıkça su ihtiyacı arttığı için aşağılara su inmez. Remzi sürekli arkların başında aşağı yukarı gider gelir. Yarbükünün adamları laftan anlar cinsten değildir zaten. Remzinin mizacını bildikleri için sürekli alaya, dalgaya vururlar. Remzinin tarla komşusu haydar köyden başka bir ağanın oğlunu öldürmüştür. Sekiz yıl ceza almış, cezasını yatıp tahliye olmuştu. Ağanın diğer oğulları yüzünden köye saklanarak gelmiştir haydar. Daha sonra ağanın intikam peşinde olmadığı anlaşılır. Haydar köyde çekinilen bir adamdır artık. O hapiste iken evi kızı ve karısı idare etmişlerdir. Ama eski günleri gibi değil gittikçe yoksullaşmıştır haydarın evi. Haydar da Yarbüküne döner, imeceye katılır, çeltik sular. Remzi çekinir Haydar dan o da bunu fark eder. Remzi geri çeviremez haydarı borç ister verir ama alamaz. Bir gün su
YarbüküTalip Apaydın · Literatür Yayıncılık · 2008123 okunma
Ah Remzi Ah
Puan vermedi·178 syf.··
Beğendi
·
2025 46. kitabı
Roman, Eskişehir civarındaki Yapılı köyünde geçer ve esas olarak Remzi ile cezaevinden dönen Haydar arasındaki çeltik sulama — toprak ve su — kavgasına odaklanır. Köyün güç dengeleri, ağa-çiftçi ilişkileri ve sıradan köylünün çaresizliği gerçekçi bir dille aktarılır; gerilim, Haydar’ın dönüşüyle artar ve olaylar trajik bir noktaya varır. • Toprak ve su mücadelesi: Romandaki çatışmanın motoru; toprak/su hem geçim hem onur meselesidir.  • Güç ilişkileri ve baskı: Ağa, zenginlerle yoksullar arasındaki hiyerarşi, zorbalık ve köy içi dışlamalar sürekli vurgulanır. Apaydın’ın yöresel dili kullanışı, köy atmosferini güçlü ve inandırıcı kılar; anlatım akıcı, betimlemeler yerel yaşam dokusu verir. Çok uzun felsefi pasajlara kaçmadan, somut olay ve davranışlarla toplumsal durumu gösterir. Okuyucuya “köy kokusu” hissettiren bir üslubu var. Eğer köy romanlarını, toplumsal gerçekçiliği ve insanın çaresizliği üzerine yazan sağlam anlatıları seviyorsan Yarbükü kesinlikle okunmalı. Apaydın’ın yalın ama etkili üslubu kısa sürede köy yaşamına sokar ve düşündürür. Türk köy edebiyatının örneklerinden biri olarak değerlendiririm.
YarbüküTalip Apaydın · Literatür Yayıncılık · 2008123 okunma
7/10
·178 syf.··
2023 115. kitabı
Her ne kadar henüz iki romanını okumuş olsam da Talip Apaydın için '48 kuşağının bireyi ve köy toplumunda birey psikolojisini inceleyen ayrıksı bir yazar diyebilirim. Sarı Traktör'de materyalizmin yavaş yavaş kanına girdiği bir köy gencini ele alan Apaydın Yarbükü'nde de kanunun güçlünün güçsüzü ezdiği bir düzenden başka bir şey olmayan köy toplumunda güçsüzün zulme ne kadar dayanabileceğini irdeliyor. Kedi yavrusunun bile en kıstırılmış zamanında can havliyle tırnaklarını çıkardığı doğada herkes tarafından dalgaya alınmanın üzerine tarlasına ve karısına göz diken bir adam karşısında içindeki isyanın hangi aşamada eyleme geçebildiğine bakınıyor. Nezaketin, saygının zayıflık haline geldiği bugünkü şehir toplumuna oranla dönemin köylerinde benzerleri çokça olan bir zayıflığın devrimindeki hudut hikaye ölçeğinde de ilgi çekici. Köpekler romanını okuyanlar da hatırlayacaktır; kırsalda hayat erkeğin kaçınılmaz biçimde ilkel benliğini ortaya çıkarmak zorunda kalmasını anlatır. Yarbükü de benzer biçimde Türk köylüsünün ilkel benliğine dönüşünü işliyor. O kuşaktan Osman Şahin'in de benzer çalışmaları var. Diğer yandan '48 kuşağı, özellikle enstitü mezunu yazarlar toplumsal gerçekçilik mevzusunda bireyden ziyade kitleyle ilgilenir. Talip Apaydın bu açıdan ayrı bir yerde. Fakat edebi keyif vermek konusunda da diğerlerine oranla biraz zayıf. Tekrarlara çok sık başvuruyor ve olayların nedenselliğiyle fazla ilgilenmiyor. Karakterlerin hikaye içindeki yerlerine onları getiren şartları hiç vermeden, az bilgiyle alışmamızı bekliyor. 200 sayfayı geçmeyen romancıklarıyla istediğini ucu ucuna elde ediyor.
YarbüküTalip Apaydın · Literatür Yayıncılık · 2008123 okunma
10/10
·178 syf.··
Beğendi
·
2021 104. kitabı
✍Edebiyatımızda  Karabibik ile başlayan köy romanı ilerleyen zamanlarda farklı zeminlere oturtulmuş yüzlerce köy romanı ile devam etti.Kimi toplumcu gerçekçi kimi cumhuriyet  sonrası ideolojilerinin köy hayatına yansıması vb zeminlerde işlendi.Köy hayatının zorluğu, köy insanının çektiği sıkıntılar, köy enstitüleri ,toprak sahipliği gibi birçok konuyu işleyen köy romanlarımızdan biri olan Yarbükü ise köylüler arasında gerçekleşen su ve toprak çekişmesini işler. Talip Apaydın ‘ın romanları köy insanı, köy yaşantısı sorunlarını ele alır. Daha önce Ortakçılar romanını yorumlamaya çalışmıştım.Ortakçılar'da  halkın, köylünün aydınlanmasını, bilinçlenmesini istemeyen zengin ve toprak sahibi kişilerin Köy Enstitülerine bakış açısı işlenir. Yarbükü güçlü ve güçsüz çatışmasıyla kurulmuş,otoriteye karşı boyun eğmesi istenen ve buna alışmış köy insanı üzerinden köy hayatı sorunlarına ve köy insanının özellikle sulama ve toprak sınırı sorunlarına eğilir. Roman kahramanlarından olan ve aslında en büyük tarlaya sahip olan Remzi , kimseyle kötü olmak istemez lakin bu köy halkı tarafından güçsüzlük olarak algılanır.Roman bu karakterin güçsüz oluşu, böyle algılanışı üzerine kuruludur.        
YarbüküTalip Apaydın · Literatür Yayıncılık · 2008123 okunma
9/10
·178 syf.··
2020 2. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 23 Eylül 2020 13:14
Buram buram köy kokan, köy hasretimi hafifleten bir kitap. Kitap çok akıcı ilerliyor. İnsanı yormuyor. Talip Apaydın yöresel dili çok güzel kullanmış. Tam da köylünün edebileceği laflar var. Olay örgüsü, karakterler tam da gerçek hayatta olduğu gibi. Köy kökenli ve köylerde hizmet vermiş yazarların eserlerini okumak bu nedenle çok zevkli. Elimden bırakamadığım için kitabın sonunu yürürken okumak zorunda kaldım. Roman bittiğinde işyerine gelmiştim. Kapıyı sertçe açtım. Kolonya şişesini hızlıca açıp elime boşalttım. Şişeyi masanın üzerine fırlattım. O Haydar'ı elime verseler katil olurdum...
YarbüküTalip Apaydın · Literatür Yayıncılık · 2008123 okunma
10/10
·178 syf.··
2023 184. kitabı
Talip Apaydın toplum gerçekçi yazarlarımız arasından an bilinenlerden birisi zaten ve bu kitabı da gayet akıcı ve başarılı. Yarbükü adlı bir yerde çemtik tarlası bulunan köylülerin suyu kendi aralarında bölüşememe sorununa odaklanıyor kitap.Spoiler vermek istemiyorum bu güzel kitabın tam olarak ne anlattığını bilmek isteyenler alıp okuyabilirler.
YarbüküTalip Apaydın · Literatür Yayıncılık · 2008123 okunma
10/10
·219 syf.·
2021 48. kitabı
“Bir Kahır İşçisi: Talip Apaydın” (Osman Şahin’in Apaydın’ı anlatırken kullandığı bir tabir) Son zamanlarda inceleme yazmaya çok vakit ayıramıyorum. Ancak Talip Apaydın’ı yeterince etraflıca ele almadığımı fark ettim ve kendisine değer verdiğim için, farklı kaynaklardan derlediğim bilgileri kendi yorumumla birleştirerek önce yazarın hayatına, ardından da eserlerine genel bir çerçeve çizmek istiyorum. 1926 yılında Ankara’nın Ömerli köyünde doğan Talip Apaydın, küçük yaşta annesini kaybeder ve son derece yoksul bir çevrede büyür. Eğitim hayatı bu yoksulluğun gölgesinde şekillenir. Köy okulunda yalnızca üç yıl eğitim alabilir; o dönemde birçok köyde eğitim zaten ilkokul üçüncü sınıfla sınırlıdır. (Nitekim o yıllarda 40.000 köyün yalnızca birkaç bininde okul bulunduğu ifade edilir.) Bu belirsizlik içinde öğretmeninin yönlendirmesiyle Beypazarı Kaymakamlığının sağladığı yatılı eğitim imkânına yönlendirilir. Daha sonra 1938 yılında Türkiye’de köy eğitimine dair önemli bir kırılma yaşanır: Köy Enstitüleri kurulur. Apaydın, Eskişehir Hamidiye Köy Öğretmen Okulu’na kabul edilir ve eğitim hayatında yeni bir dönem başlar. Bir röportajında bu süreci şöyle anlatır: “Son derece yoksul bir köy çocuğuydum. Üstüm başım perişandı. Kaçmak istiyordum, kurtulmak istiyordum.” Hayatının en büyük kırılması da burada gerçekleşir. Köyden, yoksulluktan ve üvey anneden uzaklaştığı gün, aynı zamanda hayatında ilk kez üç öğün yemek yediği gündür. Ancak bu sevinç kısa sürer; 10 Kasım 1938’de Atatürk’ün ölüm haberini alırlar. Böylece onun için hem en mutlu hem de en acı gün aynı ana denk gelir. Daha sonra okul, Çifteler Köy Enstitüsü adını alır ve Apaydın burada Köy Enstitülerinin ruhunu içselleştirir. Bu dönemi şöyle anlatır: “Eller beynin uzantısıdır. Eli çalışmayan, yalnız kafası çalışan
YarbüküTalip Apaydın · Ararat Yayınevi · 1968123 okunma
Puan vermedi·219 syf.··
2020 27. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 10 Ağustos 2020 19:50
Yazar alışkın olduğumuz ağa-köylü ilişkisinin tam tersini işlemiş bu romanında. Normalde ezilen köylü ezen ağayken bu romanda işler değişiyor. Bük halkı Yarbükü'nün mazlum yaratılışlı ağası Remzi'ye etmediğini bırakmıyor.
YarbüküTalip Apaydın · Ararat Yayınevi · 1968123 okunma

Yazar Hakkında

Talip ApaydınYazar · 33 kitap
Talip Apaydın, Köy Enstitüsü mezunu yazarlardan biri olan ve Cumhuriyet Dönemi'nde şiir, roman, hikâye, hatıra, piyes, deneme, radyo oyunu ve makale gibi türlerde toplam 42 eser yazmış Türk hikaye yazarı, roman yazarı, yazar, şair ve öğretmendir. Talip Apaydın, Hasanoğlan Yüksek Köy Enstitüsü'nü bitirmiştir. Anadolu'nun birçok yerinde öğretmenlik ve gezici başöğretmenlik yapmıştır. Türkiye Öğretmenler Sendikası'nın yönetim kurulunda yer alan ve Türk Dil Kurumu Yönetim Kurulu üyeliğine kabul edilen Talip Apaydın, Millî Eğitim Bakanlığı danışmanlığı görevini de üstlenmiştir. Talip Apaydın'ın biyografisi incelendiğinde eserlerinin İngilizce, İtalyancaya, Macarca, Rusça, İspanyolca, İngilizce ve Almanca gibi birçok dile çevrildiği görülmektedir. Talip Apaydın'ın yaşam özeti ile eserleri arasında paralellik bulunmaktadır. Anadolu gerçekliğini içeriden bir bakışla yansıttığı eserleriyle toplumcu gerçekçi edebiyat anlayışını sürdürmüştür. İlkokuldan sonra Çifteler Köy Enstitüsü'ne ardından Hasanoğlan Yüksek Köy Enstitüsü'ne kaydoldu. Daha sonra Gazi Eğitim Enstitüsü Müzik Bölümü'nü bitirdi. Yüksek Köy Enstitüsünden arkadaşı Halise Sarıkaya ile evlendi. 1979 yılından emekliliğine kadar Turhal ve Amasya'da öğretmen olarak görev yaptı. Edebiyata şiirle başlayan Apaydın daha sonra öykü ve romana yöneldi. İlk şiirleri ve öyküleri Köy Enstitüsü Dergisi'nde yayımlandı. Ayrıca Fikirler, Yeditepe, Beraber, Yeni Ufuklar, Varlık, İmece ve Türk Dili dergilerinde de yazıları şiirleri yayımlandı. Köy Edebiyatı akımının temsilcileri arasında yer aldı. İlk romanı Sarı Traktör ile tarımda makineleşme konusuna bir umut olarak yaklaştı. Yarbükü'nde ise köylüler arasında toprak ve su paylaşımı ile ilgili çekişmelerin olduğu zorlu yaşam koşullarını anlattı. Öykü ve romanlarında doğa betimlemeleri ve insan ilişkilerini tüm doğallığı ile yansıttı. Anı, oyun, çocuk edebiyatı türlerinde de eserler verdi. 27 Eylül 2014 tarihinde vefat etmiştir.