Ortakçılar

Talip Apaydın
Tahmini Okuma Süresi:
4 sa. 44 dk.
Sayfa Sayısı:
167
Basım Tarihi:
Ekim 2007
Yayınevi:
Literatür Yayınları
ISBN:
9789750404283
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Ortakçılar (1964) / Talip Apaydın
7/10
·167 syf.··
2022 24. kitabı
Sefer adında Hasanoğlan Köy Enstitüsü son sınıf öğrencisinin bir bey çiftliğinde başından geçen hadiseler anlatılır. Olayların 1940’lı yıllarda geçtiği değerlendirilmektedir. Sefer yaz tatili için babasının ve köylülerinin ortakçı olarak çalıştığı başka bir köydeki Hasırlı Çiftliği’ne gelir. Köydeki tarım arazilerinin büyük kısmı bu çiftliğin sahibi Hilmi Bey’e aittir. Hilmi Bey, Sefer’in anne tarafından Melahat adındaki uzak bir akrabasının eşidir. Ailenin Ankara’da lise okuyan iki oğlu ile çiftlikte yaşayan Nebahat isminde genç bir kızı vardır. Melahat teyze uzak da olsa Sefer’i sever, onun çiftlikte yatıp kalkmasını ister. Bu sıra Sefer’in köylüleri arasında Sefer ile Nebahat’ın evleneceği dedikodusu çıkar. Aslında Sefer de kıza âşıktır. Öte yandan Sefer’in babası oğlunun “büyük adam” olmasını çok istemektedir. Ona göre bunun yolu da çiftlik sahiplerine kendisini beğendirmekten geçmektedir. Oysa Sefer böyle davranmayı kendine yediremez. Olaylar babanın istemediği bir şekilde sona erer. Romanda kırsal yoksulluk, köylü-bey çatışması, Köy Enstitüleri gibi temalar alınır. Olayda bir mülki idare amirinden bahsedilmez ancak mülki idare amirliğine dair algıya yer verilir.
Edebiyat
OrtakçılarTalip Apaydın · Literatür Yayınları · 2007103 okunma
Puan vermedi·167 syf.··
2023 4. kitabı
Ortakçılar Sapsapsarı ucu bucağı olmayan,  büyük bir tarla düşünün. Sabahtan akşama kadar bu tarlada güneşin altında sıcakta, buğday başakları arasında çalışıyorsunuz. Her şey çok güzel; iyi, hoş, güzelce ilerliyor. Derken hasat zamanı geliyor. Tam hasat edip harmanı kaldıracakken köyün ağası tepenizde bitiyor. Diyor ki? Ver elinde buğdayın hepsini.. İşte ortakçılık, böyle bir şey. Başkasının tarlasında gece gündüz demeden ırgat gibi çalışıp sonra elindeki ürünü vermeye boyun bükmektir. Neticede tarla senin değil. Ağanın.. Ama emekse senin emeğin.. Emek sömürüsünün dile getirildiği can alıcı bir kitap Ortakçılar. Eserde Köy Enstütüleri son sınıf öğrencisi Sefer karşımıza çıkıyor, yaz tatilinde babasının yanına köyüne gelmiş. Etrafını gözlemliyor. Babası "Sen okumuş adamsın, ne işin var, bizimle tarla da var git Hilmi Bey'in konağına.. Onlar gibi ol." diye öğüt veriyor. Okumuş adam Sefer ise huzursuzluk çeker Hilmi Bey'in konağında.. Babası tarlada bütün gün güneşin alnında çalışıp dururken, o konakta kendisine sunulan rahatlıktan rahatsız olur. Bu Hilmi Bey' in gözünden kaçmaz. "Hayrola Sefer seni rahat ettiremedik.." Bir gün konu açılır. Ağalar Köy Enstitülerini taşlayacak ya.. Hazır bu fırsat. Sizin okulda amelelik öğretiyorlarmış Sefer, doğru mu? Bu sözleri duyan Sefer'in babası şaşkın. Her ne kadar Sefer öyle değil. Bizlere "öğretmen olmayı, yabancı dil, taş ustalığı, marangozluk, fırıncılık gibi başka bir zanaatlar öğretiyorlar." desede babasının yüzü düşmüştür, bir kere.. ### Eser aslında Köy Enstütüleri'ninde neden kapatıldığını, bürokrasinin darbelerini neden yediğini, gözler önüne apaçık seriyor. Ağanın önünde bir engeldir çünkü Köy Enstütüleri.. Şöyle bir düşenelim. Ağanın hiç işine gelir mi? Çalışanlarının ondan akıllı olması.. Tab ki de gelmez, çünkü
OrtakçılarTalip Apaydın · Literatür Yayınları · 2007103 okunma
10/10
·167 syf.··
Beğendi
·
2024 1. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 08 Ocak 2024 00:32
Neden Köy Enstitüleri'nden çıkan şair ve yazarlar bu kadar üretken ve bu kadar kalemleri güçlü? * Edebiyatın çıkış noktası tabiat ve gereçeklik de ondan. gerçeklerden beslenmeyen hiçbir sanat yapıtı kalıcılığı sağlayamaz görüşündeyim. halka halkın dili ile duygu ve düşünceleri terennüm ederse bir yazar, kalabalığı da kendine çekmiş olur. Divan edebiyatının hitap ettiği kitle sınırlı iken halkla ve halka yakın olan her konu toplumu etkilemeyi başarmıştır. * Talip Hoca'nın Ortakçılar romanında da bizi çeken yegane duygu köylü milletinin saflığı, kurnazlığı, pragmatist dünya görüşü nitekim. sırtını ya bir beye ya da bir dağa yaslan anlayışı ile Sefer'in babası beylere yakın olup, geleceğini maddi anlamda kurtarmasını ister oğlundan. oğlu ise beylere, ağalara, haksızlıklara karşı dünya görüşündedir. * Sefer, Hilmi Bey'in kızına içten içe aşk beslemeye çalışır. Fakat üstündeki urba eski, ayağındaki çorap kirli, ensesi güneş yanığıdır. babası ortakçıdır beye. ne yapar eder kafasında bir türlü kendini denk göremez. kör olsun yoksulluğun gözü! * Çeltik tarlalarında çalışan köylü halkı da Sefer'in beylere yanaşmasını istese de Sefer o düşüncede hiç olmamıştır. idealleri olan bir yıl sonra köylere öğretmen olarak atanacak yiğittir. gelimli gidimli duygulanımlar arasında bocalar. * daha fazla özetlemeye gerek duymadan içimizdeki insanlığı, köylü milletinin neden efendi olduğunu bilmek istiyorsak köy enstitüleri yazarlarını iyice bellemek lazım geliyor. ve realiteden beslenen her şeyin kalıcı niteliği vardır diyorum. saygıyla ...
Edebiyat
OrtakçılarTalip Apaydın · Literatür Yayınları · 2007103 okunma
Gitmesek de görmesek de o köy bizim köyümüz müdür?
10/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2019 75. kitabı
·
10 saatte okudu
·
Okunma: 30 Aralık 2019 01:42
Benim için çok kıymetli olan bu kitabın sayfasında bir inceleme göremeyince kolları sıvayıp birkaç satır eklemek zaruriyet oldu... Kitabın benim için önemi, bende büyük bir hatırayı saklıyor olmasından kaynaklanıyor... Talip Apaydın, rahmetli annemin Öğretmen okulundan hocası... O yüzden ben Talip Apaydın ismi ile ve onun kitaplarıyla çok erken yaşta tanıştım... Bu kitabını da ilk olarak orta okul yıllarında okumuşumdur yanlış hatırlamıyorsam. Yıllardır annemden bir hatıra olarak saklarım kitaplığımda... Geçen gün tekrar elime aldım, birkaç sayfa göz gezdireyim derken akşamına bitirdim yeniden bu güzel romanı... Roman 1964 yılının Şubat ayında basılmış... Annem o yıllarda öğretmen okulunda genç bir öğretmen adayı... Aynı yıl kitabı alıp hocasına imzalatmış... Yani başka bir ifadeyle elimdeki kitap tam 55 yaşında... Sizin için bendeki o ilk baskının birkaç fotoğrafını çektim; imgyukle.com/i/Vumv0S imgyukle.com/i/VumKDs imgyukle.com/i/VumUQt İkinci görselde Talip Apaydın'ın kendi cümlelerinden kısa hayat hikayesini de okuyabilirsiniz... İşte böyle bir hikayesi var Ortakçılar'ın benim hayatımda... Allah her ikisinin de mekanını cennet eylesin deyip bir kaç satır da kitap ve kitabın yazıldığı dönemle ilgili düşüncelerimi paylaşacağım sizinle... Talip Apaydın'ın romanları, köy romanı olarak adlandırdığımız türde romanlar... Kendisi Cumhuriyet'in en değerli projelerinden biri olan Köy Enstitüsü mezunu. Fakir Baykurt, Mahmut Makal gibi Türk edebiyatına onlarca yazar yetiştirmiş bir ekolün içinden geliyor. https://1000kitap.com/Nordavind özellikle Fakir Baykurt incelemelerinde bu Köy Enstitüleri mevzusuna çokça değindi ve değerli bilgiler paylaştı. O yüzden ben o kısma fazla girmek istemiyorum. Ancak, kurulduğu
Edebiyat
OrtakçılarTalip Apaydın · Literatür Yayınları · 2007103 okunma
10/10
·167 syf.··
2023 162. kitabı
Özet olarak şöyle:Köy Enstitüsünde okuyan Sefer babasının yanına köye gelir, babası Sefer’in teyzesinin kocasının çiftliğinde ortakçılık yapmaktadır, babası Sefer’i sürekli teyzesinin evine gitmeye, onlarda kalmaya ve onlarla iyi geçinmeye zorlar oysa Sefer farklı bir karakterdir o okuyup öğretmen olmak, hiç kimseye kulluk etmemek ve hür bir şekilde yaşamak ister. Sefer’in kendi karakterine ters olan bu yaşam tarzı karşısında yaşadıklarını duygu ve düşüncelerini yazarımız inanılmaz bir şekilde anlatmış.
OrtakçılarTalip Apaydın · Literatür Yayınları · 2007103 okunma
Toprağın Çilesi ve Sessizliğin Sesi
Puan vermedi·167 syf.··
Beğendi
·
2026 20. kitabı
Talip Apaydın’ın "Ortakçılar" romanı, Türk edebiyatında toplumcu gerçekçi akımın en nitelikli ve çarpıcı örneklerinden biridir. Yazarın Köy Enstitüsü çıkışlı kökenlerini ve gözlem gücünü arkasına alan bu eser, Anadolu köylüsünün toprağa bağlılığını, feodal yapının getirdiği adaletsizlikleri ve "ortakçılık" sistemi altında ezilen emekçilerin yaşam mücadelesini odağına alır. Kitap, sadece dönemsel bir sosyolojik tespitte bulunmakla kalmaz; aynı zamanda köylünün doğayla, ağayla ve kendi kaderiyle olan amansız kavgasını samimi, süssüz ve tüm çıplaklığıyla anlatarak okuyucuda derin bir adalet sorgulaması uyandırır. Eserin sanatsal ve görsel analizi yapıldığında, kapak tasarımının kitabın ruhunu mükemmel bir şekilde yansıttığı görülür. Alt kısımda yer alan resimdeki sararmış buğday başakları ve yorgun, düşünceli köylü figürü; toprağın bereketine rağmen emeğinin karşılığını alamayan insanların burukluğunu ve çaresizliğini simgeler. Özetle "Ortakçılar", edebiyatımızın köklü bir dönemine ayna tutan, dünü anlamak ve bugünün toplumsal dinamiklerini analiz etmek için mutlaka okunması gereken sarsıcı bir başyapıttır.
OrtakçılarTalip Apaydın · Literatür Yayınları · 2007103 okunma

Yazar Hakkında

Talip ApaydınYazar · 33 kitap
Talip Apaydın, Köy Enstitüsü mezunu yazarlardan biri olan ve Cumhuriyet Dönemi'nde şiir, roman, hikâye, hatıra, piyes, deneme, radyo oyunu ve makale gibi türlerde toplam 42 eser yazmış Türk hikaye yazarı, roman yazarı, yazar, şair ve öğretmendir. Talip Apaydın, Hasanoğlan Yüksek Köy Enstitüsü'nü bitirmiştir. Anadolu'nun birçok yerinde öğretmenlik ve gezici başöğretmenlik yapmıştır. Türkiye Öğretmenler Sendikası'nın yönetim kurulunda yer alan ve Türk Dil Kurumu Yönetim Kurulu üyeliğine kabul edilen Talip Apaydın, Millî Eğitim Bakanlığı danışmanlığı görevini de üstlenmiştir. Talip Apaydın'ın biyografisi incelendiğinde eserlerinin İngilizce, İtalyancaya, Macarca, Rusça, İspanyolca, İngilizce ve Almanca gibi birçok dile çevrildiği görülmektedir. Talip Apaydın'ın yaşam özeti ile eserleri arasında paralellik bulunmaktadır. Anadolu gerçekliğini içeriden bir bakışla yansıttığı eserleriyle toplumcu gerçekçi edebiyat anlayışını sürdürmüştür. İlkokuldan sonra Çifteler Köy Enstitüsü'ne ardından Hasanoğlan Yüksek Köy Enstitüsü'ne kaydoldu. Daha sonra Gazi Eğitim Enstitüsü Müzik Bölümü'nü bitirdi. Yüksek Köy Enstitüsünden arkadaşı Halise Sarıkaya ile evlendi. 1979 yılından emekliliğine kadar Turhal ve Amasya'da öğretmen olarak görev yaptı. Edebiyata şiirle başlayan Apaydın daha sonra öykü ve romana yöneldi. İlk şiirleri ve öyküleri Köy Enstitüsü Dergisi'nde yayımlandı. Ayrıca Fikirler, Yeditepe, Beraber, Yeni Ufuklar, Varlık, İmece ve Türk Dili dergilerinde de yazıları şiirleri yayımlandı. Köy Edebiyatı akımının temsilcileri arasında yer aldı. İlk romanı Sarı Traktör ile tarımda makineleşme konusuna bir umut olarak yaklaştı. Yarbükü'nde ise köylüler arasında toprak ve su paylaşımı ile ilgili çekişmelerin olduğu zorlu yaşam koşullarını anlattı. Öykü ve romanlarında doğa betimlemeleri ve insan ilişkilerini tüm doğallığı ile yansıttı. Anı, oyun, çocuk edebiyatı türlerinde de eserler verdi. 27 Eylül 2014 tarihinde vefat etmiştir.