Öncelikle merhabalar. Bu kitabı @okurlunaprincess'in yaptığı bir etkinlik sayesinde okudum. Burdan teşekkürlerimi iletiyor ve incelememe geçiyorum.
Kitap çoğumuzun bildiği üzere platonik aşk üzerine kurgulanmış. Aşk üçgeni de cabası, o zamanlar aşk üçgeni mi vardı onu bilmem.
Bence aşktan daha derin bir düşünce deryası var Werther'in. Dünya görüşünü, hayat hakkında şikayet veya mutluluklarını da yazıya döküyor. Gözlem yeteneği sayesinde insanların neden yaşadıkları, nasıl yaşadıkları veya diğer insanlarda görüp kendine benzeyen özellikleri bizlere aktarıyor.
Kitabın bir kısmında Werther o kadar takıntılıydı ki 'korku kitabı mı' diye geçirdim içimden. Evet, bu kitap da Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu'ndaki gibi takıntılı bir aşkı konu almış. Werther son mektuplarında 'üçümüzden biri ölmeliydi' diyor. Bu takıntı değil de nedir? Arkadaşı sevdiği kadının evlenme planı kurduğu adamı öldürüyor ve Werther bunu doğru bir davranış olarak görüyor, hatta adamın haklı olduğunu yargıça söylüyor, arkadaşını savunuyor.
Karakter olarak başarılı yazılmıştır Werther; o karmşıklık, kendi kendine çelişkilik. Arkadaşı ile çok benzer şeyler yaşamış, hâl böyle olunca da bir nevi kendini savunmaya çalışmış.
Lotte, ah sana kızmadım da değil.
Kitabın yazım tarzı bana göre değildi. Diyaloglar belirli bir düzende değildi. Sık sık cümleler kesilip Werther kendi düşüncelerini yazıyordu. Bazı cümleler uzundu. Benim tarafımdan okunması biraz güçtü ne yalan söyleyeyim. Alışkın olmadığımdan mı bilmem okurken biraz zorlandım. Aman ha klasiklere yeni başlayacak birine önermeyin. Konu olarak iyidi ama sayfa düzeni yüzünden beni rs'ye sokacaktı. Cümleleri sevdim, fikirlerimiz uyuştu bazı yerlerde.
Dünya görüşü konusunda Werther'i kendime benzettiğim çok yer vardı. Diyorum ya sadece aşk değil, bir insanın dünya görüşünü, insanlar hakkındaki fikirlerini okuyoruz.
Ve benim fikirlerime gelelim:
- Aşkına kavuşamamak intihara sebep değildir. Yazıldığı dönemde gençleri etkilediği göz önünde bulunduralım. Açıkçası beni o kadar etkilemedi.
- Aşktan çok takıntıyı okumuş gibi hissettim ben. Silahı Lotte tuttu, sildi diye silahı defalarca öpmek. Ya da Lotte o gün uşağa baktı diye uşağı çok değerli bir varlıkmış gibi görmek...
Şuncacık incelemede bile uygulama kasıyor. Neyse, okuyacaklara keyifli okumalar dilerim. Umarım faydalı olabilmişimdir. Kitaplar geleceğinizi aydınlatsın. Keyifli günler dilerim.
Genç Werther'in AcılarıJohann Wolfgang Von Goethe · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024150bin okunma