·518 syf.····Okunma: 30 Kasım 2025 23:32 Martin hayatının çoğunu denizlerde geçirmiş, güçlü bir insandır. Burjuva sınıfının ‘Morse Ailesi’nin oğlu Arthur’u bir kavgadan kurtarınca Arthur onu ailesi ile tanıştırmak için akşam yemeğine çağırır ve orada hayatını değiştirecek ve âşık olacağı tek kadını yani Arthur’un kız kardeşi Ruth ile tanışır.
Martin hep hayallerinin peşinden, umudunu yitirmeden koşan birisi oldu. Hayali yazmaktı. Amaçları uğruna her şeyi göze aldı, ama amacı olarak bildiklerinin nedenini bilmeden. Kendi kendine aşk için dedi, ama sonra vazgeçti bu kararından. Aslında Ruth'u gerçekten sevmediğini anladı. Ruth'un hayallerindeki halini sevmişti, gerçeğini değil. O kendine bir Ruth yaratmıştı, ve ona aşık olmuştu.
Şöhret için de yazmadığını biliyordu, sadece hep merak eden biri olmuştu. Çoğumuz öyleyizdir, ama Martin çok ileri gitti. Her şeyin fazlası elbette zarardır. Kendini çok zorladı, hayatı nasıl yaşaması gerektiğini anlayamadı belki de.
Martin'in ünlü olmaya başlamasıyla işler çok değişti. O sıralarda kafasında dönüp duran soru, yazdığı her eser, önceden yazılmıştı ve ona önceden değer vermeyenler, Martin'in şöhreti artınca birden altın değerinde oldu. Yediremediğim kısımlardan biri de bu ve Martin bununla çok ciddi bir sınav verdi. Keşke hepsinin cevabını verip hayatına devam etseydi ama Martin bunu yapmadı, onun yerine kendini bitirdi.Ve Martin gitti ben yarım kaldım..