Puan vermedi·344 syf.····Okunma: 25 Kasım 2025 17:28 Kaç hayat yitip gitti yaşanmadan, göğe bakmadan, doya doya…
Sebebi belirsiz yasaklarda, “elalem ne der”lere sıkıştı gitti.
Bozuk bir radyodan dinledim hikâyeni, bazen de renkleri solmuş siyah beyaz bir televizyondan.
Yavaştı her şey… Usul usul aktı zaman.
Bazen bir fasıl gecesinde, bazen bir komşu bahçesinde…
Seni okumadım aslında; gölgende ne çok kadına dokundum Mücella…
Yaşanmamış hayatları, içte kalan her ukdeyi, bir genç kızın bekleyişini… hepsini sende buldum.
Mücella, üzüldüğüm sen değildin.
Sende gördüğüm niceleriydi.
Ve Mücella… çalsak kapını, kim kime ağlardı, bilemedim.
Sedirin üstünde, elinde iğne oyası…
Gözlüğünün altından beni de dinle;
sonra bir kahve içelim yine nohuttan.
Yaşasaydın yanı başımda ancak böyle gerçek olurdun.
Ve belki de sendin… gerçekten yaşayan.
Bahçendeki yasemin, kapını açışın-fesleğen, kedin…
Hepsi sensin, hepsi gerçek.
Tertemiz yüreğinden, yaşan(a)mamış tüm hayatlara selam eder, onları öperim.