·404 syf.····Okunma: 01 Aralık 2025 14:29 Madeline Miller'ın kaleminden Güneş Tanrısı Helios ve Deniz Nymph'sı (Su Peri) Perseis'in kızı Kirke'nın hikayesi... Kirke doğduğundan beri diğer tanrılar kadar güçlü ve ihtişamlı değildir. İnsanlara benzeyen sesi, yufka yüreği ve kırılgan yanıyla alay edilir. Hem ailesi hem de çevresi tarafından dışlanır. Bir gün sevdiği ölümlü bir denizciyi ölümsüzleştirmek istemesiyle büyü gücünü (cadılık) keşfeder. Yapmayı istediği şeyi başarsa da olaylar beklediği gibi gelişmez ve kuzenlerinden biri olan Skylla'yı 5 başlı bir canavara çevirerek lanetler. Bunu itiraf etmesiyle de Zeus için bir tehdit haline gelir ve Aiaia Adası'na sürgün edilir. Adada bolluk bereket içinde yaşar, vahşi hayvanları evcilleştirir, büyü gücünü geliştirmenin yollarını arar. Yolu düşüp de gelen gemilerdeki insanlardan kendini korumak için yeni yöntemler keşfeder. Hermes, Odysseus, Daidalos, Medeia (yeğeni) ve Minotauros gibi birçok mitolojik karakterle yolları kesişir. Daidalos'un ona hediye ettiği dokuma tezgahıyla kendine yeni bir uğraş bulur. Ziyaretçilerin arasında en çok iz bırakan kişi ise Odysseus olur. Odysseus, Troya Savaşı'ndan sonra Tanrılar tarafından lanetlenerek eve dönüş yolunu kaybeder ve yolu Kirke'nin adasına düşer. Birlikte bir sene geçirirler ama sonunda dönüş vakti gelir. Hikayenin devamı ağır spoiler... Ama şunu söyleyebilirim ki hikaye içinde ayrı bir hikaye okuyoruz. Hikayede geçen her karakter mitolojide ayrı bir öyküye sahip. Madeline Miller de aslında bir çoğuna değinmiş. Kirke, Homeros'un Odysseia'sında önemsiz bir yan karakterken burada feminist bir bakış açısıyla baş karakterdir. Erkek egemen bir anlatım olduğu için Kirke'nin baştan çıkarıcı ve tehikeli olduğuna vurgu yapılır ve duygularında bahsedilmez. Yani özetle Odysseia'da erkek karakter Odysseus'un aşması gereken sınavlardan biriyken burada kendi kaderini kendi çizen, zamanla gelişen, güçlenen ve özgürlüğü kendi ellerinde olan bir Tanrıça olarak işlenir. Odysseus ise onun hayatının belli bir bölümünden geçen, iz bırakan biridir. Madeline Miller'ın mitolojide önemsenmeyen bir karakterin üzerinden yaptığı feminizm vurgusunu çok sevdim. Kirke'nin karakter gelişimi çok iyiydi. Sonda hikayenin bağlandığı yeri de çok sevdim.