Gönderi

Okuyabilirsen helal olsun
2/10
·464 syf.··
2025 72. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 02 Aralık 2025 22:47
Bu inceleme tamamen filtresiz yani spoiler yemek istemiyorsanız lütfen okumayın. Savcı, İlayda Koçyiğit’in ilk kitabı. Ben de bu yeni kitaba, yeni yazara ve yeni yayınevine şans vermeye bu kitaptan başladım. Öncelikle kitabın nesnel hatalarından bahsedelim. Kitapta yazım hataları vardı, daha önce de bahsettiğim gibi -ki ve -de eklerinde hatalar çok gözüme çarptı. Tamamen hatalı cümleler vardı yani devrik bile değil direkt kelimeleri yanlış yerde. Sonunda nokta olmayan, diyaloğun sonunda tırnak işareti olmayan cümleler fazlaydı. Geçmişten bahseden kısımlarda italik olan metnin düzenlemesi de her seferinde hatalıydı, bir italik bir değil yani hiç mi özen göstermediniz? Ayrıca kitapta ciddi bir anlatıcı sorunu var. Üçüncü tekil şahıs ile başlıyor sonra kadın karakter Ela’nın bakışından okuyoruz sonra bir uyarı olmadan değişiyor bunlar sürekli. Şimdi kitabın daha öznel yorumuna gelelim. Kitapta derinlik yoktu, bana hiçbir şey hissettirmedi. Karakterlerin mutlulukları amaçsızdı, üzüntüleri nedensizdi ve aşırı sıktı beni bu kitap. Zaten koskoca birinci kitap 464 sayfada hiçbir şeyin nedenini öğrenemedik. Kitapta tüm olaylar zorlamaydı, saçmaydı, neden diye sorgulasanız da cevabını bulamıyordunuz. Kendimi anlatmakta biraz zorlanıyorum o yüzden şöyle devam edeyim. Kitabımız aslen savcı olan ama uzaklaştırma aldığında bir kıyafet mağazasında çalışan ana karakterimiz Ela’nın çalıştığı mağazaya erkek karakterimiz Serkan ve yanında ‘şu, bu’ diye hitap ettiği kuzeni Deren’in gelmesiyle başlıyor. Serkan Deren’e kıyafet almaya gelmiş ama kızı arabaya gönderiyor ve bizim kıza diyor ki “Sizin bedenleriniz aynı görünüyor, ben seçeceğim sen deneyeceksin beğenirsem alırım.” Kızımız itiraz ediyor ama çok sevgili patronuyla tanışıklığı olan Serkan yüzünden deniyor kıyafetleri. Sonra kabinden işini bitirip çıktığında bu seferde neden mini elbiseleri denemedi diye Serkan istemeden(!) olay çıkarmış oluyor ve sonucunda kızımız istifa ediyor işinden. Sonrasında kendisi için bir sığınma yeri olan kütüphaneye gidiyor ve geç saatlerde kapanışa kadar kalıyor orada. Peki kütüphanede kim çalışmaya başlamış? Tabii ki Deren. Gece geç saatte çıkıyorlar ve bizim kız biraz ilerleyince Deren’in yardım çığlığını duyuyor. Kendisine şiddet gösteren nişanlısından kaçan Deren’i evine alıyor ve bunların arasındaki ilişki başlıyor bu şekilde. Ela’nın ‘sağ kolum, korumam’ dediği Mert ile aynı evde kaldığını da unutmayalım. İlerleyen zamanda Deren ile Mert’in arasında tabii ki bir şeyler oluyor ama biz bunları hiç okumuyoruz. Okumaya meraklı değilim ama bu kadar hikayeye katkısı olmayan boş karakterler çok görmüyorum yani sinirlerim bozuldu. Mert sözde Ela’nın koruması ama hiçbir işte yanında olduğunu, onu koruduğunu görmedik. Kitabımızın geçtiği 2020 yılının başında korona virüs yüzünden Deren diyor ki “Ben ailemden ayrı kalamam ama Ela’dan da ayrı kalmak istemiyorum.” Bu boş bahaneyle de Ela, Deren’i kırmak istemediği için Serkan’ın evine taşınıyor Mert’le beraber. Yani her şey o kadar anlamsız ki ben de anlatamıyorum. Mesela bu evde bir babaanne var ama hiçbir vasfı yok. Serkan ile Ela’nın arasında bir şeyler olacak desek başka bir konu çıkıyor karşımıza. Kendini değersiz hisseden, travmaları olan ama bizim hiçbir travmasının nedenini anlayamadığımız kadın karakterimizin bir başka travması, üç yıl önce nişanlanacakları gün öldürülen erkek arkadaşı Burak. Burak bencil, pislik, hastalıklı derecede kıskanç, kızımızı kısıtlayan köpeğin teki. Nişanlanacakları gün Barbaros Karavan, yani Serkan’ın amcası tarafından öldürülüyor kızımızın gözü önünde. Bizim kız da bunun peşinden heder oluyor falan. Bir savcı olarak da tabii ki adamı hapse attırıyor. Şimdi bu konuyu da yarım bırakmalıyım çünkü her şeyi anlatırsam üç günde ancak okunur bu inceleme. Sırada kitapta hiç önemsenmeyen bir konu var, o da erkek karakterin sarhoşken başkasıyla yatması. Aynı evdeler, birbirlerine karşı bir şeyler hissediyorlar, kızımız sabah Serkan’ın odasına bir giriyor ama o da ne? Serkan’ın yanımda çalışacak diye eve getirdiği kadınla aynı yatakta uyuyan Serkan. Bu konunun üstüne sadece şöyle konuşuluyor, Serkan kızımız tepki gösterince diyor ki, “Noldu, neden bu kadar takıldın, yaran mı var, gocunduğun bir şey mi var?” SENCE GERİZEKALI? Kız da bu tepkiye haklı olarak ‘yok ne alakası var?’ yapınca hayal kırıklığına uğruyor beyefendi utanmadan. Bir başka konu tek işi bizim kıza ‘sen aşık olmuşsun, abayı yakmışsın’ demek olan yan karakter Meryem ve vasıfsız gereksiz yan karakter Kaan. Gerçekten kitaba çöpçatanlık dışında bir nokta kadar bile katkıları olmadı. Kaan Karavan, Serkan’ın kuzeni sanırsam ama Karavan’lardan nefret ediyor. Neden? Nereden bilebilirim yazarımız yazmamış ki. Bir başka konu erkek karakterin kızı sürekli bir yerlere fırlatması. Buna değinmeden geçemezdim çünkü bir ara bas baya yere düştü kadın ve üstüne falan çıktı mal. Ellerim yazmaktan yoruldu ama şöyle genel bir yorum yapacak olursam, kitapta hiçbir şey anlatmıyor yazar. Kadın karakter savcı ama biz bir kere bile savcılık yapışını okumuyoruz. Kitabın adı savcı ama kadının mesleği ‘işe gittim, işten çıktım’ kadar. Ayrıca erkek karakter mafya ama onun da mafyalığını okumuyoruz. Ayrıca bir savcı olan kadın karakter hiç de rahatsız olmuyor bu durumdan. Kitapta Barbaros Karavan’la bizim kızın bir geçmişi var belli ama bunu da okumuyoruz, bilmiyoruz. Kadın karakter ölen eski sevgilisinin ardından yas tutuyor ama adam resmen ondan hayatını çalmış, bunun üstüne hiç düşünmüyor. Kitap boştu. BOMBOŞTU. Ne bir derinliği, ne bir alt metni hiçbir şeyi yoktu. Sıfırdı ya kitap SIFIR. Özetle :) kitaba on üzerinden bir değil de neden iki veriyorum? Çünkü yazarın ne kadar yazmak konusunda başarısı fazla olmasa da kadınların özgürlüğü ve kendi ayakları üzerinde durabilmeleri konusunda ciddi bir farkındalık yaratmaya çalıştığı bariz. Kadına şiddete ve hayvanlara şiddete karşı olduğunu çok iyi belirtmiş. Son olarak burada bilirkişi ben değilim, bu yorumu sadece beş yıla yakın olan okuma alışkanlığıma dayanarak ve aklı başında bir insan olduğumu düşünerek yapıyorum. Dediğim gibi ben burada karar mercii değilim ama olmamış. Eğer fazla kırıcı veya gaddar olduysam özür dilerim. Yeterince içimi döküp dökemediğimi kontrol etmeden paylaşacağım bu incelemeyi, sağlıcakla kalın <3
Savcıİlayda Koçyiğit · Vera Kitap · 202579 okunma
··
999 Gösterim
6 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
bu kitabın çıktığını gördüğüm an klasik bookstagramların "yazar" gibi görünmek için yazdığı boş kağıt israfı olduğunu anlamıştım inceleme de gayet güzel kanıtlıyor bunu LFHDFHFHDKSBAKA (boş zamanlarımda favori aktivitem wattpad kitaplarının gömme incelemelerini okumak)
Şahzede
Gönderi Sahibi
Fleblxbslxnsşb ben de gömme incelemesi okumaya bayılırım ama yazmak çok yoruyor VE EVET hiç mi biri çıkıp olmamış demedi ya
ay baya sinirimi bozdu her şey,bir de yazar bunları nasıl bir akılla yazmış hâlâ onun şokundayım
Şahzede
Gönderi Sahibi
Ben dee beklentim yüksekti alabora oldum 😭
Okurken ben yoruldum sen nası yazdın yav. Ayrıca hala böyle kitaplar çıkıyor mu ya biz o nesli linçleyip yok etmemiş miydik HALA ÇOKARIYORLAR MI BUNLARI?!
Şahzede
Gönderi Sahibi
Zerre hâlihazırda okuyorum zaten cldhlxnslxnfln
Şahzede
Gönderi Sahibi
Sanki hâlâ anlatamadıklarım varmış gibi hissediyorum 💆🏻‍♀️
Emin olamadım ama sanırım beğenmemiş
Şahzede
Gönderi Sahibi
Sankiiii dpnslxnsljxl
Reklam
Şahzede
Gönderi Sahibi
☆inciküpeliokur geldiiiiii 🥱