Gönderi

8/10
·256 syf.··
2025 29. kitabı
Bugün sizlere, kendisini ölü bir kelebek olarak tanımlayan Sylvia Plath’ın kısmi otobiyografik özelliğe sahip Sırça Fanus eserinden bahsedeceğim. Amerikan edebiyatının ilk feminist romanlarından biri olarak kabul edilen bu eser, kadın haklarını savunan Sylvia Plath’ın melankoli ve yalnızlık duygularıyla baş edişini gözler önüne seriyor. Yazar, kendini sırça bir fanusun içinden çıkamayan biri olarak tanımlar. Aşağıdaki alıntıda bunun izlerini görmek mümkün: “Sırça fanusun içinde ölü bir bebek gibi tıkılıp kalan insan için dünyanın kendisi kötü bir rüyadır.” Alıntıdan da anlayacağınız üzere, geleceğe pek parlak bakmayan fakat akademi yolculuğunda oldukça başarılı olan yazarın büyük bir ruhsal çöküşüne tanık oluyorsunuz. Plath, sade diliyle bu depresif hâlini okuyucuya rahatsız etmeden aktarmayı başarmış. Benim için sevdiğim ama kimi noktalarda da huzursuzluk veren bir okuma deneyimi oldu. Çünkü her kadının bu kitapta kendinden bir şeyler bulabileceğini düşünüyorum. Kitabın sonu ise beni tatmin etmedi; bende yarım kalmışlık hissi uyandırdı. Fakat, bu duygu yazarın hayatını araştırınca tamamlandı. Sylvia Plath, intihar ederek yaşamına son vermiştir ve Sırça Fanus, hayatının belirli bir kesitini ele aldığı tek romanıdır. Kitabı okuyup okumama kararını bu kez size bırakıyorum. Peki sizce, sırça bir fanusun içinde yaşamayı göze alabilir misiniz? Siz bu kitabı okudunuz mu? Sevgiyle ve kitapla kalın
1000Kitap
Sırça FanusSylvia Plath · Kırmızı Kedi Yayınevi · 201917,1bin okunma
·
82 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.