Gönderi

7/10
·316 syf.··
2025 34. kitabı
Uzun bir aradan sonra, İskender Pala’nın kaleminden kahvemizi yudumlarken okunabilecek kısa ve birbirinden bağımsız öykülerle dolu Kahve Molası eserine değinmek istiyorum. Yazarla lise yıllarımda, Babil’de Ölüm İstanbul’da Aşk kitabıyla tanışmıştım. Konusunu artık net hatırlamasam da bende bıraktığı duygular hâlâ çok canlı. Bu yüzden uzun bir aradan sonra yeniden İskender Pala okumaya karar verip Kahve Molasına yöneldim. “Gönül ne kahve ister ne kahvehane; gönül sohbet ister, kahve bahane.” diyor yazar. Sanırım yalnız kahvesini yudumlayan herkese küçük, eğlenceli hikâyeler sunmayı amaçlamış. Osmanlı dönemine ait pek çok meseleye yer vermesi, tarih severlerin bu kitabı ayrıca seveceğini düşündürüyor. İçerisinde ders çıkarabileceğimiz, düşündüren hikâyeler de mevcut — ki ben en çok bu tür hikâyeleri seviyorum. Ayrıca öykülerin arasına divan edebiyatına ait beyitler serpiştirilmiş; o dönemin edebiyatında kayboluyormuş gibi hissediyorsunuz. Benim için keyifli ve öğretici bir yolculuktu. Fakat bir yandan da dilimizin ne kadar sadeleştiği, ne kadar az kelime kullandığımız gerçeğiyle yüzleştim. Kitapta bilmediğim pek çok kelime vardı ve bu, okurken ara ara duraksamama sebep oldu. Yine de bu tarz eserleri zaman zaman okumak gerektiğini bir kez daha anladım. Okumanızı tavsiye ederim. Bol istifadeli okumalar dilerim Siz İskender Pala’ nın hangi kitaplarını okudunuz? Yazara ait okuyabileceğim bir sonraki kitap hakkında bir öneriniz var mı? #alıntı “Zaten kültür kılıca galip gelmiştir. Milletleri yıkan, savaşta değil kültürdeki mağlubiyettir.” “Öyle ya, geçmişten birikim almadıktan sonra geleceğe ne bırakabiliriz?” “Elem çekme. Seni yoktan var eden seni evvelki gibi etmeye kadirdir.” “Öksüzün halini bilir misin? Köksüz ağaca benzer o. Ağaç kökünü kaybedince yeşerip, sümbüllenebilir mi?”
1000Kitap
Kahve Molasıİskender Pala · Kapı Yayınları · 20201,115 okunma
·
88 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.