·267 syf.····Okunma: 03 Aralık 2025 10:29 Hayat mücadelesi veren genç bir adam olan Paris'li Raphael de Valenti 'nin etrafında dönüyor. Raphael , Ailesinin çöken hayatı, eğitim yıllarında yaşadığı belirsizlik ve çevresinin beklentileri Raphael’i sürekli geriye itiyor. Bu yüzden o, bazen “hiçbir şey istememekle”, bazen de “her şeyi bir anda istemekle” mücadele eden biri. Her şey vazgeçtiği an bir tesadüf eseri bir antikacıya giriyor ve orada hayatını tamamen değiştirecek gizemli bir tılsımla karşılaşıyor. Tılsım, ona vaadiyle geliyor ama bedeli ağır. Hikâyenin asıl soruları da bu:
İnsan gerçekten her istediğine sahip olmayı kaldırabilir mi?
İstek ,dediğimiz şeyin bize neye mal olduğunu ve bir sınırı var mı ?
Raphael’in hayatında iki önemli kadın var.
Pauline, onun en doğal hâlini görebilen, sakin ama güçlü bir karakter.
Foedora ise daha mesafeli, soğuk ve ulaşılmaz biri; Raphael’in arzularıyla aklını karıştıran kadın.
Kitap boyunca Raphael’in iç çatışmalarını, seçimlerinin sonuçlarını ve insanın bitmek bilmeyen isteklerinin nereye varabileceğini izliyorsunuz ve anlamaya çalışıyorsunuz. Büyük olaylar yok ama derin bir sorgulama var. Bazen bir arzunun gerçekleşmesi, gerçekleşmemesinden daha ağır bir yük bırakıyor insana. Balzac’ın dili sert değil ama derin; karakterleri de öyle. Onları okurken “acaba ben olsam?” diye sormadan geçemiyorsun.Bazı bölümler hızlı okunmuyor.Felsefi bir yanı da olduğu için durup durup okunuyor.Kitabın belli bir sayfasına kadar yavaş ilerlese de bir süre sonra olaylar çok hızlı gelişiyor.Ben çok severek okudum.
Karanlık, biraz yorucu ama akılda kalan bir klasik.